YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6362
KARAR NO : 2021/13178
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli, 2020/816 Esas ve 2020/1235 Karar sayılı kararına karşı, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve katılanlar vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291/1. maddesinde belirtilen kanuni süre içinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla;
Katılanlar vekilinin temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk … hakkında ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesince verilen karara karşı katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen kararın türü ile istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesince verilen esastan red kararı ve bu karara yönelik temyiz isteminin niteliği gözetildiğinde 5271 sayılı Kanun’un 286’ncı maddesinin (2)’nci fıkrasının (h) bendinde yer verilen “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nin 298/1. maddesi gereği isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesince verilen karara karşı katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında ilk derece mahkemesince hükmolunan ceza miktarının, 5 yıl hapis cezasının üzerinde olması nedeniyle hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a maddesi uyarınca temyize tabi olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk …’ın, hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen suça sürüklenen çocuk … ile yerde boğuşan maktule tekme vurmak suretiyle savunmasını zayıflattığı ancak…’in bıçakla gerçekleştirdiği eylemden sonra olay yerinden kaçtığı ve bu surette suçun işlenmesi sırasında aslî faile yardımda bulunarak fiilin icrasını kolaylaştırdığı anlaşılmakla, mahkemece suça sürüklenen çocuk …’ın fiile sağladığı katkı ve fiil üzerindeki rolü gözetilerek ani gelişen olayda iştirak türünün tespitinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamenin (3) numaralı görüşüne iştirak olunmamıştır.
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli, 2020/816 Esas ve 2020/1235 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılanlar vekilinin, suça sürüklenen çocuğun eyleme iştirakinin 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi kapsamında olduğu gözetilmeyerek, TCK’nin 39/2-c maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edildiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
3) Suça sürüklenen çocuk … hakkında ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesince verilen karara karşı suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;Suça sürüklenen çocuk hakkında ilk derece mahkemesince hükmolunan ceza miktarının, 5 yıl hapis cezasının üzerinde olması nedeniyle hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a maddesi uyarınca temyize tabi olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli, 2020/816 Esas ve 2020/1235 Karar sayılı kararında bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;Suça sürüklenen çocuk …’in, olayın hemen akabinde Cumhuriyet savcısı tarafından tespit olunan 30.7.2018 tarihli savunmasında “Suç tarihinde ben ve arkadaşlarım Taksim Meydanında oturup sohbet ediyorduk. Bu sırada daha önceden benim paramı çalan bir kişiyi gördüm. Onun yanına gidip konuşmak istedim. Bu sırada O’nun arkadaşı olan maktul yanıma geldi. Bana “benim arkadaşıma niye bağırıyorsun.” dedi. Bu nedenle tartışmaya başladık. O bana küfür etti, ben de küfürle cevap verdim. Bunun üzerine yüzüme sıcak çay döktü. Ben …’ın yanına gidip ona daha önceden hediye ettiğim bıçağı aldım. Maktulün yanına gittim. Biz boğuşmaya başladık…” şeklindeki savunması ve bu savunmayı doğrular nitelikteki tanık Mahmut ve suça sürüklenen çocuklar … ve Hakan’ın aşamalarda değişmeyen anlatımları ile suçta kullanılan bıçağın, … tarafından…’e verildiği hususunun sabit olduğu ancak bıçağın verilmesi sırasında…’in, yargılama konusu suçu işlemesi konusunda … tarafından azmettirildiğine yönelik suça sürüklenen çocuk …’in, soruşturma aşamasındaki anlatımına aykırı ve başkaca delil ile desteklenmeyen, kovuşturma aşamasında öne sürdüğü “… beni çağırdı ben …’ın yanına gittim sen bu bıçağı vur dedi.” şeklindeki anlatımı dışında delil bulunmadığı;
Ayrıca 5237 sayılı TCK’nin 38. maddesi kapsamında “azmettirme” suretiyle suça iştirakten bahsedilebilmesi için belli bir suçu işleme konusunda henüz bir düşüncesi bulunmayan aslî failin, azmettiren tarafından sergilenen ikna, telkin veya diğer bir davranış neticesinde o suçu işlemeye karar vermesinin gerektiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde, suça sürüklenen çocuk …’in olayın sıcağı sıcağına tespit edilen savunmasında belirttiği üzere suça sürüklenen çocuk …’in, maktulün arkadaşına laf atması üzerine maktul ile aralarında tartışma çıktığı, karşılıklı olarak birbirlerine küfür ettikleri ve maktulün elindeki çayı…’in üzerine dökmesi neticesinde verdiği suç işleme kararı çerçevesinde …’ta bulunduğunu bildiği suçta kullanılan bıçağı …’tan aldığı ve eylemin bunun üzerine gerçekleştiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk …’ın olaya iştirakinin, 5237 sayılı TCK’nin 39/2-b hükmünün ilgili bölümünde yer verilen “… fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak” boyutunda kaldığı;
Öte yandan, Muhammed’in, suç işleme kararını aldıktan sonra …’tan bıçağı istediği sırada …’ın “al bu bıçağı vur” dediğinin kabulü halinde dahi …’ın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 39/2-a maddesinin ilgili bölümünde yer verilen “…suç işleme kararını kuvvetlendirmek…” suretiyle işlenen suça yardım etmek olduğu gözetilerek suça sürüklenen çocuk …’ın meydana gelen neticeden 5237 sayılı TCK’nin 39/1. maddesi gereği sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde TCK’nin 38. maddesi gereği hüküm kurulmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,Bozmayı gerektirdiğinden, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülen temyiz isteminin kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli, 2020/816 Esas ve 2020/1235 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-a. maddesi gereğince “… 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.