YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11362
KARAR NO : 2021/14021
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten yaralama, basit kasten yaralama, silahla tehdit, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında;
a) Katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 87/2-d, 87/2-son, 53/1. maddeleri uyarınca “8 yıl” hapis cezasına mahkumiyet,
b) Katılan … …’e yönelik kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 86/3-e, 53/1. maddeleri uyarınca “9 ay” hapis cezasına mahkumiyet,
2) Sanık … hakkında;
a) Katılan … ve … …’e yönelik kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62/1. maddeleri uyarınca “4.500,00 TL” adli para cezalarına mahkumiyet,
b) 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 13/4, 62/1, 50/1-a maddeleri uyarınca hapisten çevrili 500 TL ve doğrudan hükmolunan 80 TL adli para cezaları,
c) Katılanlar … ve … …’e yönelik silahla tehdit suçundan TCK’nin 106/2-a, 43/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca “2 yıl 1 ay” hapis cezasına mahkumiyet,
3) Sanık … hakkında katılanlar … ve … …’e yönelik kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 62/1. maddeleri uyarınca “3.000,00 TL” adli para cezalarına mahkumiyetlerine yönelik temyiz istemlerinin reddine dair ek karar.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik itirazın, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/478 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilip kesinleştiği anlaşıldığından, bu kararlar inceleme dışı bırakılmıştır.
Toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanıklar … ve …’ın katılanlar … …’i kasten yaralama suçlarının sübutu, kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, takdiri indirim sebeblerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafiinin, kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, katılan …’ın başka kişilerce yaralandığına, tanıkların sanıkları görmediğine, teşdiden ceza verilmesinin yerinde olmadığına, görüntülerde tabancanın varlığının saptanmadığına, tabancanın sanığın elinde hiç kimse tarafından görülmediğine, katılan beyanı dışında delil olmadığına; katılanlar vekilinin, katılan …’a yönelik sanıkların kastının öldürmeye teşebbüs olduğuna, lehe ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle,
1) Sanık Sanık … hakkında … …’e yönelik basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin reddine dair ek kararın incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hüküm, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı, bu nedenle temyiz isteminin reddine ilişkin 15.04.2016 tarihli ek kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından sanık müdafiinin ve katılan vekilinin bu karara yönelik temyiz sebeplerinin reddine ve redde ilişkin ek kararın ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve … hakkında katılan … …’e yönelik basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık … yönünden; sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları
yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
a) Katılan … hakkında düzenlenen … … Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmaması nedeniyle katılanın tüm tedavi evrakları ve raporları ile birlikte Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kuruluna sevki ile 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Kabule göre; sanığın eylemi neticesinde, katılanın organlarından birinin işlevinin yitirilmesi şekilde yaralandığı aynı zamanda yüzünün sürekli değişikliğinin meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetlerin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’a karşı basit kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan ve katılanlara karşı silahla tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanık … hakkında katılan …’a karşı basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelemesinde;
Sanık … yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz kanun yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden, katılan vekilinin hükmü katılan …’a yönelik eylem yönünden “suç vasfına” ilişkin aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin hükmün kesin nitelikte adli para cezasından ibaret olduğu gerekçesi ile reddine dair 15.04.2016 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
a) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı yaralama eylemleri yönünden; … Soyadlı katılanlar ile … soyadlı sanıklar arasında önceye dayalı husumet olduğu, olay günü sanık …’ın kimliği tespit edilemeyen bir şahısla katılanların bulunduğu benzin istasyonuna aracıyla geldiği, hemen ardından sanık …’ın yanına sanık … ve temyiz dışı sanık …’ı da alarak aynı benzin istasyonuna minibüsle geldiği, sanıklardan …’ın sopayla, sanıklar … ve temyiz dışı sanık …’ın beden yoluyla katılan … …’e vurmaya başladıkları, bunu gören katılan …’ın o tarafa doğru kardeşini kurtarmak amacıyla yöneldiği ve olay yerine gittiği sırada arkasından gelmekte olan sanık … tarafından sağ gözüne doğru sopayla sert bir şekilde vurularak yaralandığı, devamında yere düşen katılan …’a diğer sanıklardan …’ın sopayla, …’in ise beden yoluyla vurmak suretiyle sanık …’ın eylemine iştirak ettikleri, katılan …’ın geçici raporuna göre, “kafada oksipital bölgede kesi, paryetal bölgede ekimoz (muhtemel ayakkabı izi şeklinde), sağ gözde hematom, hematomdan kanama, her iki dizde yüzeyel sıyrık, sol ayak 4. parmakta minimal kesi” olacak şekilde yaralandığı, bu yaralanmalar neticesinde yüzünde sürekli değişikliğe ve sağ gözündeki yaralanmanın ise işlev yitirilmesi şeklinde olduğunun bildirildiği olayda, tüm sanıkların fiil üzerinde hakimiyet kurarak, fikir ve eylem birliği içinde atılı suçu işledikleri, neticeye birlikte sebebiyet verdikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıkların TCK’nin 37. maddesi yollamasıyla TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b-d, 87/2-son maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık … hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden; sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı tehdit suçunu kabul etmediği buna ilişkin tarafsız tanık beyanı da olmadığı anlaşılmakla, katılanların soyut beyanları dışında, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c) Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden; hüküm tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nin 75. maddesi uyarınca sanığa yüklenen 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d) Sanık … hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.