Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/8918 E. 2021/7791 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8918
KARAR NO : 2021/7791
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

A) Sanık … hakkında 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafisinin, sanık … hakkında 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik ise katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen “2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık … ve müdafisi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık … hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafisinin, sanık … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme
suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık …’in, sanık … hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanık … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesine gelince;
Sanık …’ın düzenlediği tüm faturaların gerçek bir alışveriş karşılığında düzenlendiğini ve sanık …’ün de eski eşi olan …’ın şirket işleri ile ilgilendiğini, kendisinin faturalardan haberdar olmadığını savunması, sanık … ile sanık …’in ise … ve … isimli kişilerin kendilerine iş bulduklarını söyleyerek bazı belgelere imza attırdıklarını, kendilerinin şirket ya da faturalardan haberdar olmadığını savunmaları karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) 2010 ve 2011 takvim yılına ilişkin sahte fatura asılları temin edilerek sanıklar … ile …’e gösterilip yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını veya … ya da …’a ait olduğunu söylemeleri halinde; ismi bildirilen kişinin tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2) Tanıkların da faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanıklar … ile … ve bu kişilerden temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3) Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklar … ile …’e ya da tanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde, ayrıca sanıklar … ve …’ün suçlamaları kabul etmemesi nedeniyle;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
d) Sanık … ve …’ün muhasebecisi olan ve tanık olarak beyanına başvurulan …’nin, 02/04/2013 tarihli celsede bu sanıkların yetkili ve ortak oldukları döneme ilişkin şirket defterleri, fatura ve diğer başka belgeleri duruşmada ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında; faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının tespiti bakımından, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları kullanan mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoku olup olmadığı ve duruşmada ibraz edilen belgeler de dikkate alınarak, faturaları kullanan mükellefler ile sanıkların ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,
4) Kabule göre de;
a) Sanık … hakkında 2010 yılında sahte fatura düzenleme suçu bakımından tekerrüre esas alınan hükümlerin kesinleşme tarihleri itibarıyla bu takvim yılı için mükerrir olmadığının ve 2011 yılında sahte fatura düzenleme suçu açısından ise suç tarihi kesin olarak tespit edildikten sonra mükerrir olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafisi, sanık … ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 05.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.