Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/5066 E. 2021/13976 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5066
KARAR NO : 2021/13976
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER :A) … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarih ve 2018/290 Esas 2020/560 sayılı kararı ile;
1) Sanık … hakkında:
a) Kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasıyla,
b) 6136 sayılı Yasanın 13/1, TCK’nin 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 660TL. adli para cezasıyla,
2) Sanık … hakkında: kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına dair kararı.
B) “İstinaf başvurularının esastan reddine” dair; … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/07/2020 tarih ve 2020/893 Esas 2020/1118 sayılı kararı.

TÜRK MİLLETİ ADINA

… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/07/2020 tarih ve 2020/893 Esas 2020/1118 sayılı kararının, sanıklar müdafileri tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan Bölge Adliye Mahkemesi kararının CMK’nin 286/2. maddesine göre kesin nitelikte olması sebebiyle, sanık müdafiinin bu kararla ilgili temyiz isteminin CMK’nin 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince hükmolunan ceza miktarlarının 5 yıl hapis cezasının üzerinde olması nedeniyle hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a maddeleri uyarınca temyize tabi olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Sanıklar müdafilerinin temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Kabule ve dosya kapsamına göre; sanık …’ın eşi olan …’ın başka bir suçtan hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu sırada maktulle gönül ilişkisi yaşamaya başladığı, sanık …’in ise …’dan aracını satın aldığı ve bir dönem birlikte oto yıkama işi yaptıkları, sanık …’in sanık …’ın cezaevinde bulunan eşini ziyaret için sanık … tarafından götürüldüğü aşamada sanık …’in sanık …’dan hoşlandığını söylediği ve kendisinin ekonomik ihtiyaçlarını karşılayacağını ve bakıp gözeteceğini vaad ederek birlikte olmayı teklif ettiği, sanık …’ın da bu teklifi kabul ederek maktulden ayrıldığı, ancak maktulün bu durumu kabullenemediği, kendisine geri dönmesini sağlamak amacıyla şiddet uyguladığı ve tehditlerde bulunduğu, sanık …’ın bu durumu sanık …’e söylemesi üzerine sanığın maktule husumet beslediği, husumetin artmasıyla beraber sanık …’in, sanık …’ın yanında maktulü öldüreceğinden bahsetmeye başladığı, sanık …’ın bu duruma ses çıkarmadığı ve sanık …’in bu söylemlerini destekler davranışlar içinde bulunduğu, olay günü sanık …’ın maktul ile akşam buluşmak üzere mesajlaştığı, bunun üzerine maktulün akşam saat 22.30 sıralarında sanığı arayarak gece evinden alacağını söylediği, bu isteği kabul eden …’ın durumdan sanık …’i haberdar ettiği, yapılan plan üzerine gece saat 01.00 sıralarında sanık …’ın evinin önüne gelen sanık …’in maktulün kendisini görmesini sağladığı, bu şekilde karşılaşan taraflardan, maktulün sanık …’i darp ettiği, ardından olay yerinden uzaklaşan sanık …’in bir süre sonra sanık …’ı telefonla arayarak maktulün nerede olduğunu öğrenmesini istediği, bunun üzerine sanık …’ın maktulü arayarak yerini öğrendiği, akabinde aldığı bu bilgiyi sanık … ile paylaştığı, maktulün sokakta bulunan bakkalın önünde olduğunu öğrenen sanık …’in olay yerine giderek tabancasıyla ateş etmek suretiyle maktulü öldürdüğü olayda;
1) Sanıkların eylemlerini gerçekleştirmeye olay tarihinden önce karar verdikleri, kararlarından dönmeyip ısrar ederek, kararları ile icraları arasında makul bir süre geçtikten sonra eylemlerini gerçekleştirdikleri ve tasarlamanın unsurlarının oluştuğu anlaşıldığı halde TCK’nin 82/1-a maddesi yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde TCK’nin 81/1. maddesi ile hükümler kurulması,
2) Öldürme kararının öncelikle sanık … tarafından alındığı, olaydan önce sanık …’ın diğer sanık …’in aldığı bu kararı teşvik ettiği, olay günü de maktulü çağırdığı ve bulunduğu yeri söylediği, bu haliyle yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırdığı anlaşıldığı halde, sanık … hakkında TCK’nin 39. maddesi uyarınca “yardım eden” sıfatıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
3) Maktulün sanık …’ın kendisinden ayrılmasını kabullenemediği, kendisine geri dönmesini sağlamak amacıyla şiddet uyguladığı ve tehditlerde bulunduğu, bu hususun sanıklar arasındaki mesajlardan ve sanık …’in savunmalarından anlaşıldığı halde, maktulden sanık …’a yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ile davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, sanık … hakkında cezadan indirim öngören TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarları yönünden, CMK’nin 307/5. maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarları ile tutuklulukta kaldıkları süreler dikkate alınarak, müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-a maddesi gereğince “… 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09/11/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.