Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12632 E. 2021/8561 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12632
KARAR NO : 2021/8561
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik

Sanıkların, temyiz dışı sanık … tarafından kendilerine verilen vekaletnamedeki yetkilerinden azledilmelerine rağmen, … ili … Kasabasında kereste işi yapan katılan …’dan satın aldıkları keresteye karşılık ileri keşide tarihli olarak suça konu Türk Ekonomi Bankasına ait 30.05.2010 keşide tarihli, 14.000 TL bedelli çeki verdikleri, çekin ikinci ciranta … tarafından bankaya ibraz edildiğinde keşidecinin imzasının çek hesap sahibinin banka nezdindeki imzasına uymadığından herhangi bir işlem yapılmadan iade edildiği, bu şekilde sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia ve kabul edilen olayda; temyiz dışı sanık … tarafından … Noterliğinin 07.09.2009 tarih ve 07202 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile sanıklar … ve …’e bankalardan çek karnesi alma ve çek düzenleme yetkisi içeren vekaletname verildiği, vekaletnameye istinaden sanık … tarafından 09.09.2009 tarihinde … Şubesi’nde çek hesabı açtırıldığı ve çek koçanının 11.09.2009 tarihinde sanık …’e teslim edildiği, temyiz dışı sanık … tarafından … Noterliği’nin 23.12.2009 tarih ve 10596 yevmiye numaralı azilnamesi ile sanıkların vekaletnamedeki yetkilerinden azledildiği, sanıklar … ve …’in aşamalardaki savunmalarında suça konu çeki azledilmeden önce yetkili oldukları dönemde katılan …’ten alacakları mal için ileri tarihli keşide ederek verdiklerini, azlediklerine dair yazılı bir belgenin ellerine geçmediğini, çeki verdikten 1-2 ay sonra azledildiklerinden haberleri olduğunu, katılan …’in de anlaştıkları malı göndermediğini savunmaları; çekte ikinci ciranta olarak gözüken katılan …’nın suça konu çeki katılan …’in kendisine verdiğinde vadesine altı ay süre olduğu yönündeki beyanı; katılan …’in soruşturma sırasında alınan beyanında, sanıklar … ve …’in almış olduğu kereste karşılığında kendisine 13.800 TL borçlandıklarını, keresteleri yükleyip götürdükten bir müddet sonra suça konu çeki posta yoluyla gönderdiklerini belirtmesine rağmen, yargılama sırasında sanıklar … ve …’in, kendisinden 28 m3 miktarında 16.000 TL değerinde inşaatlık kereste aldıklarını, karşılığında 2.000 TL nakit verdiklerini, kalan 14.000 TL için sanık …’nın kendisine suça konu çeki önceden doldurulmuş bir şekilde verdiğini, çekin kendisine verildiğinde vadesine üç ay olduğunu söylemek suretiyle çelişkili beyanlarda bulunması ve malın teslimine dair herhangi bir belge ve kayıt sunamaması, dosya içerisinde bulunan … Noterliğinin 22.03.2011 tarihli yazısı ve eki tebligat parçalarından azilnamenin sanıklara tebliğ edilemeden iade edildiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların, katılan …’in malı teslim etmediği, azilden haberleri olmadıkları, suça konu çeki yetkili oldukları dönem içinde ileri keşide tarihi verdikleri yönündeki savunmalarının aksinin ıspatlanamadığı, malın sanıklara teslimi ve çekin katılan …’e verildiği anda sanıkların yetkilerinin bulunmadığı hususunun şüpheli kaldığı, sanıkların atılı suçları işledikleri hususunda mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
2)Kabule göre de;
a)Sanık … hakkında tekerrür hükümleri uygulanmış ise de; bozma öncesi kurulan hükümde Denizli Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/478 Esas ve 2009/450 Karar sayılı ilamıyla resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin tekerrüre esas alındığı, ancak söz konusu hükmün sanık tarafından temyiz edildiği ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin bozma sonrası kurulan hükümde yine aynı mahkemenin nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınmak suretiyle CMUK’nin 326/son maddesine aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 14.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.