YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8922
KARAR NO : 2021/9331
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
A)“Defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyizlerinin incelenmesinde:
Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin Mahkemece “21.01.2012” olarak düzeltilmesi ile, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesininin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B) “2006, 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyizlerinin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen “2006, 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırlarına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle 31.12.2006, 31.12.2007 ve 31.12.2008 suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisi ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
C) “2009 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyizlerinin incelenmesinde:
2009 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, … isimli kişinin şirket kurma teklifini kabul etmesi üzerine noterde işlemlerin yapıldığını, ancak yüklenen suçla ilgisinin olmadığını, suça konu faturalarda imzasının bulunmadığını, sahte faturaların … tarafından düzenlenmiş olabileceğini beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından;
1) Suça konu faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanığın bağlı bulunduğu vergi dairelerinden sorulmak suretiyle, getirtilip sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve …’a ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2) …’da faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; sanığın ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da …’a ait olmadığının anlaşılması veya faturaların asıllarının temin edilememesi halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
4) Kabule göre de;
a) Sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin, her takvim yılı için düzenlenen en son fatura tarihi olduğu dikkate alınarak, dava zamanaşımı ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından; sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden suça konu faturaların kim adına, hangi tarih veya dönemde düzenlendiğini gösterecek şekilde listesinin istenmesi, gerekirse ve mümkünse kullanan mükelleflerden de araştırılarak, her takvim yılı için düzenlenen en son fatura tarihi belirlenip, özellikle 2011 takvim yılında mal veya hizmet satın aldığını Ba bildirim formu ile beyan eden mükellef adına düzenlenen faturaların aynı veya farklı tarihlerde düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 27.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.