YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17097
KARAR NO : 2021/5908
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücü ve işleten olduğu aracın davacı …’nın eşi davacı …’in annesi yaya… ile davacı …’nın oğlu davacı …’in kardeşi yaya …’na çarptığını, …’nun vefat ettiğini belirterek davacı … için müteveffa eş …’nun desteğinden yoksun kalması nedeni ile uğradığı 100.000,00 TL maddi, ölümü nedeni ile uğradığı manevi çöküntü nedeni ve zarar sebebiyle 200.000,00 TL manevi tazminatın; mütevaffa oğlu …’nun desteğinden yoksun kalması nedeni ile uğradığı 100.000,00 TL maddi, ölümü nedeni ile uğradığı manevi çöküntü sebebi ile 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacı … için annesi …’in desteğinden yoksun kalması nedeni ile 100.000,000 TL maddi, ölümü nedeni ile uğradığı manevi çöküntü ve zarar sebebi ile 200.000,00 TL manevi tazminatın; mütevaffa kardeşi …’nun ölümü nedeni ile uğradığı manevi çöküntü sebebi ile 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 2011/343 esas 2015/386 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Daire’nin 29/11/2018 gün ve 2016/1315 – 2018/11478 sayılı bozma ilamında özetle; “… davacıların manevi tazminat talepleri hakkında hüküm kurarken denetime imkan sağlayacak biçimde davacıların kazada ölen yakınlarının hangisinin ölümü nedeniyle ne kadar tazminata hükmettiğini açıklamamıştır. Mahkemenin, hüküm kurarken kimin ölümünden dolayı kime ne kadar manevi tazminat hükmettiğini belirtmemiş olması doğru görülmemiş ve bozma nedeni yapılmıştır.” gerekçesi ile hüküm bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde davacıların, her iki yakınlarını da olayda kaybetmeleri nedeniyle manevi yönden acı çekmeleri ve çektikleri acının bir ölçüde dindirilmesi gerektiği, meydana gelen trafik kazasında vefat edenlerin ve davalı sürücünün kusur oranları, tarafların sosyal ekonomik durumları dikkate alınarak manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile maddi tazminat yönünden davanın; maddi tazminatın bozma kapsamında olmadığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı müteveffa yönünden eşi …’in ölümü nedeni ile 20.000 TL, Oğlu…’ın ölümü nedeni ile 20.000 TL olmak üzere toplam 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müteveffa….Sulh Hukuk Mahkemesi nin 2013/442 esas 2013/478 karar sayılı mirasçılık belgesindeki hisselerine göre mirasçıları … ve …’na verilmesine, davacı … yönünden annesi Sevim’in ölümü nedeni ile 20.000 TL, kardeşi …’ın ölümü nedeni ile 20.000 TL olmak üzere toplam 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’na verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK.’nın md. 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, davacıların tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine, davacılar adli yardım talebi Dairemizce kabul edilmiş ise de HMK 339.maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 59,30 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 30/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.