Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/2032 E. 2021/16890 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2032
KARAR NO : 2021/16890
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Katılan sanık … hakkında katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığından, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Katılan sanık … hakkında katılan sanık …’a yönelik hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan sanık … müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelemesinde;
Katılan sanık … hakkında hakaret suçundan beraatine yönelik kurulan hükümde (1) nolu hüküm fıkrasında katılan olarak “katılan sanık …’a” yerine “müşteki sanık …’a” yazılması yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Katılan sanık …’nın üzerine atılı hakaret suçunun katılan sanık …’a karşı işlendiği iddiasıyla kamu davası açıldığı, hakaret suçundan doğrudan doğruya zarar görmemesi nedeniyle temyiz hakkı bulunmayan katılan sanık … müdafiinin bu suça yönelik temyiz itirazının tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
III-Katılan sanık … hakkında katılan sanık …’na yönelik hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve hakimin takdirine göre; katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usûl ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
IV-Katılan sanık … hakkında katılan sanık …’a yönelik hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan sanık … müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelemesinde;
Katılan sanık … müdafiinin beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan, vekalet ücreti hakkındaki istemi ile sınırlı temyiz itirazının incelenmesinde;
Beraat kararı verildiği halde kendisini avukat ile temsil ettiren katılan sanık … lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına ”Beraat eden katılan sanık … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1500 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak katılan sanık …’ya ödenmesine” bendinin eklenmesi sureti ile diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
V-Katılan sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığından …’ın “katılan sanık” yerine “sanık” olarak gösterilmesi yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Katılan sanık … müdafiinin beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan, vekalet ücreti hakkındaki istemi ile sınırlı temyiz itirazının incelenmesinde;
Beraat kararı verildiği halde kendisini avukat ile temsil ettiren katılan sanık … lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına ”Beraat eden katılan sanık … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1500 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak katılan sanık …’a ödenmesine” bendinin eklenmesi sureti ile diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
VI-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
1-Sanık …’nın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarında; olay tarihinde yeğeninin evine gittiği sırada üzerine doğru bir aracın geldiğini görünce yerden mucur taşını alarak araca fırlattığını, araca zarar vermediğini ve zarar verme kastının bulunmadığını beyan ettiği, suça konu aracın camının sert cisimle vurulması sonucu kırılmış olduğunun katılan beyanları sabit olduğu, soruşturma aşamasında katılan sanıklar … ve …’na sanık …’nın usulüne uygun teşhis işleminin yaptırılmadığı, kovuşturma aşamasında dinlenen katılan sanık …’nun aracına huzurdaki sanık …’nın zarar vermediğini, daha genç birinin vurduğunu beyan ettiği, katılan sanık …’nın da kovuşturma aşamasında araca zarar veren kişinin sanık … olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla; yüklenen suçu işlediğine ilişkin, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, sanık …’nın beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
2-Kabule göre de; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık ve 151. maddesinde mala zarar verme suçlarının uzlaşma kapsamına alındıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, 03.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.