YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10575
KARAR NO : 2021/13029
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa’nın 40/2, 5237 sayılı CMK’nin 34/2. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; Zile Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa 31.12.2009 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 19.06.2020 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakta ise de 5271 sayılı CMK’nin 263/1. maddesinde sanığın, bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin düzenlendiği temyiz yasa yolu ihtarının anılan usule uyulmadan yapıldığı ve yine yokluğunda verilen kararın, tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılma suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; tebliğ işlemi CMK’nin 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmadığından geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde istinabe ve yakalama yoluyla elde edilen savunması ile yetinilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2)Sanığa ek savunma hakkı verilmeden iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
3)Gerekçeli kararın dördüncü hüküm fıkrasında uygulama maddesi olarak TCK’nin 87/1-son maddesi yerine TCK’nin 87/2. maddesinin uygulama maddesi gösterilerek 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 05.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.