YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1835
KARAR NO : 2021/5719
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalılar 1- … ve 2- … aleyhine 11.02.2016 gününde verilen dilekçe ile davalılar arasındaki tasarrufun iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.12.2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalı …’den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine takip yapıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı malvarlığına rastlanılmadığını, davalı borçlunun adına kayıtlı Balıkesir ili, Ayvalık İlçesi, … Mahallesi 850 ada, 18 parsel, 11 nolu bağımsız bölümün 13.11.2014 tarihinde mal kaçırma kasdı ile diğer davalıya devredildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptali talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine, davalı …’ın davalı borçlu …’in yiğeni olmasına, davalı …’nun davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına, dava konusu gayrımenkulün davalılar arasında sürekli el değiştirildiğinin anlaşılmasına göre göre davalılar vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.241,86 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 06/10/2021tarihinde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Gerek tek dereceli yargılama sisteminin benimsendiği 20/07/2016 öncesi dönemde, gerekse bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlaması ile birlikte geçilen iki dereceli yargılama sistemi döneminde geçici hukuki koruma kararları yönünden esas karardan bağımsız olarak kanun yolu öngörülmüştür. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati haczin kabulüne veya reddine ilişkin olarak 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar istinaf incelemesi sonucunda kesinleşmektedir(5311 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değişik İİK’nun 258 maddesi ve 17. maddesi ile değişik İİK’nun 265. maddesi). Aynı mahiyetteki kararlar anılan tarihten önce ise temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay kararı ile kesinleşmekte idi (4949 sayılı Kanunun 60. maddesi ile değişik İİK’nun 258. maddesi ve 63. maddesi ile değişik İİK’nun 265. maddesi). Somut olayda, yerel mahkemece ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin olarak 16.05.2016 tarihinde verilen karar da Yargıtay tarafından 25.03.2019 tarihinde onanmak suretiyle kesinleşmiştir. İhtiyati hacze ilişkin karar, esas dosya bakımından verilecek karardan bağımsız ayrı bir Yasa yoluna tabi bulunduğuna ve Yargıtay onaması ile kesinleştiğine, temyize konu esas karar da bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20/07/2016 sonrasına ilişkin bulunduğuna göre HMK’nın 341 ve devamı maddeleri uyarınca başvurulacak Yasa yolu istinaftır. Bu itibarla, dosyanın istinaf incelemesi için görevli bölge adliye mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun olayda uygulama yeri bulunmayan HMK’nın geçici 3/2 maddesi uyarınca kararın temyize tabi olduğuna ilişkin görüşlerine iştirak etmiyorum. 30/09/2021