YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12423
KARAR NO : 2021/20644
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 08.01.2018 tarihli dilekçesi; temyiz ve eski hale getirme niteliğinde olup, eski hale getirme talebi hususunda karar verme yetkisinin CMK’nın 42/1. maddesine göre, hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay’a ait olup, mahkeme tarafından verilen eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin ek karar hukuki değerden yoksun olmakla yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerektiği, dosya kapsamına göre yokluğunda verilen kararın sanık …’ye, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre kovuşturma aşamasında bildirdiği, aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese, MERNİS şerhi ile çıkarıldığından tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın 08.01.2018 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 16.07.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, adli emanetin 2012/8001 sırasında kayıtlı tabanca ve şarjörünün TCK.nın 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine, 10.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.