Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5241 E. 2021/10229 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5241
KARAR NO : 2021/10229
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz

Taraflar arasında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kullanım kadastrosu sırasında, … İlçesi Baklacı Mahallesi çalışma alanında bulunan 1400 ada 10 ve 11 parsel sayılı 3.672,26, 1.550,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1400 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı …’in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı …, taşınmazların bir kısmının kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak taşınmaz bölümleri üzerinde lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, dava konusu 1400 ada 11 parsel yönünden davadan önce bu parselin … Belediye Başkanlığına devredilmiş olması nedeniyle davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, 1400 ada 10 parsel hakkındaki zilyetliğin tespiti mahiyetindeki talep yönünden ise , davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine; davacının davalı Hazine hakkındaki davası yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hükmün, davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı … vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; işbu karar, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir ve davacı sunduğu 04.08.2021 tarihli dilekçesi ile, davadan ve temyizden feragat ettiğini bildirmiştir.
Davadan feragat geniş kapsamlı bir beyan olup, HMK’nin 309. maddesi gereği kati bir hükmün neticelerini doğurur. Feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatına da bağlı değildir. Feragat beyanı etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile gösterir. 6100 sayılı HMK’nin 7251 sayılı Kanun ile değişik 310. maddesine göre davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve mahkemesince feragat doğrultusunda ek karar verilir. Feragat dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. HMK’nin 311. maddesine göre ise, feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Bu durumda, karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğuna, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise kararın kaldırılarak davanın usulden reddine karar verildiğine, temyiz aşamasında davacı tarafından verilen dilekçe ile usulüne uygun şekilde davadan feragat edildiğine ve davadan feragat hakkında karar verme yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine ait bulunduğuna göre, temyiz incelemesi yapılmaksızın vaki feragat hususunda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davadan feragate ilişkin ek karar verilmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, bu aşamada davacının temyizden feragat isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 11.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.