Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14053 E. 2012/28551 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14053
KARAR NO : 2012/28551
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı; Avukat olduğunu, 15/04/2008 tarihli vekaletname gereği davalının vekilliğini üstlendiğini, 02/09/2008 tarihli görüşme tutanağı ile davanın takibi için 30.000,00 TL ücret konusunda mutabık kaldıklarını, davanın davalı borçlu lehine sonuçlandığını, ancak davalının 07/10/2010 tarihli azilnamesi ile kötü niyetli olarak kendisini azlettiğini, davalı borçlu aleyhine Yatağan İcra Müdürlüğü’nün 2010/1843 esas sayılı dosyası ile vekalet ücreti alacağı için ilamsız takip başlattığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haklı olduğu ancak davacı vekilin takip ettiği davanın, davalı lehine sonuçlandığı da nazara alınarak avukatın emek ve mesaisine karşılık olmak üzere takdiren 25.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takip dosyasındaki 25.000,00 TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalının 15/04/2008 tarihli vekaletname ile davacı avukatı vekil tayin ettiği, davacının da bu vekaletnameye dayalı olarak Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/220 esas sayılı dosyasında davalı vekili olarak görev yaptığı ayrıca davalının taraf olduğu başka dava ve icra dosyalarında da davalı vekili olarak görev yaptığı, akabinde 07/10/2010 tarihinde davalı tarafından çekilen ihtarname ile davacının azledildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

2012/14053-28551
Uyuşmazlık, davacının haklı nedenlerle azledilip azledilmediği ve ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı avukatın, vekalet akdi devam ederken ve davalının taraf olduğu (davalı sıfatıyla), Yatağan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/222 esas sayılı dosyasının sonuçlanmasını beklemeden, …’ün davacı olduğu Yatağan Asyile Hukuk Mahkemesinin 2010/83 esas sayılı dosyasında davalı vekili sıfatıyla hareket ederek aradaki vekalet akdinin esaslı unsurlarından güven unsurunu ihlal ettikleri anlaşılmaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulünde olup, bu hususun vukuu bulması nedeniyle davacının haklı olarak azledildiği de kabul edilmiştir.
Mahkemece azil haklı olarak kabul edilmiş ve fakat davacının Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/220 Esas sırasındaki dava dosyasının davalı lehine sonuçlanmış olduğu gerekçesiyle dosyadaki emek ve mesaisine karşılık olarak 25.000 TL’ye hükmedilmiştir. Oysa ki anılan dava dosyasının Yargıtay 11.H.D’nin 28.02.2012 tarih ve 2010/5488 Esas ve 2012/2873 Karar sayılı kararı ile davalı aleyhine bozulduğu hal böyle olunca davalı lehine kesinleşmiş bir davadan da bahsedilemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı avukat haklı nedenlerle azledildiği için Avukatlık Kanunu’nun 174/2. maddesi hükmüne göre herhangi bir ücret alacağı bulunmamaktadır. Mahkemece, davacının haklı olarak azledildiği kabul edilmesine rağmen, haklı azil nedeniyle ücret isteyemeyeceği gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.