Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11613 E. 2021/8927 K. 21.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11613
KARAR NO : 2021/8927
KARAR TARİHİ : 21.10.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik

5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.06.2011 tarihinden, deneme süresi içinde ikinci suçun işlendiği 28.10.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasına neden olan suçlardan TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında olması nedeniyle tebliğnemedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin araç maliki olan sanık yönünden 19.03.2007 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 21.10.2021 tarihinde hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığına dair ön sorun yönünden Başkan vekili …’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Dairemizin 21/10/2021 tarih, 2019/11613 Esas, 2021/8927 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
Sanığın TCK’nin 204/1, 62 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/10/2015 tarih 2015/464 Esas, 2015/388 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 28/04/2011 tarih 2011/187 Es., 2011/104 Kr. sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/06/2015 tarih 2015/141 Esas, 2015/698 Karar sayı ile TCK’nin 151/1, 29, 168/2, 62, 52/2. maddeleri ile doğrudan 740 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun Onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. 21.10.2021