YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37434
KARAR NO : 2021/8190
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.06.2021 tarih ve 2021/9449 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.09.2021 tarih ve KYB-2021/89915 sayılı ihbarname ile
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 504/3 ve 59. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 1.311.666,000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2004 tarihli ve 2003/124 esas, 2004/88 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri gereğince önceki mahkûmiyet hükmünün sanığın lehine olduğundan bahisle uyarlama hükmü kurulmasına yer olmadığına ve cezanın aynen infazına ilişkin anılan Mahkemenin 16.10.2006 tarihli ve 2003/124 esas, 2004/88 sayılı ek kararı sonrasında, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden bir değerlendirme yapılması talebi üzerine, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanığın lehine olduğundan bahisle sanığın, 1 yıl 8 ay hapis ve 1.311,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2015 tarihli ve 2003/124 esas, 2004/88 sayılı ek kararının “Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda verilen 16.01.2015 tarihli ek kararda, hükümlünün lehine bir düzenleme bulunmaması nedeniyle önceki hükmün infazına karar verildiği ancak Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden bir değerlendirme yapılması talebi hakkında karar verilmediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 20009/13 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kesinleşmiş ve hatta hükümlünün hukuki yararı bulunması hâlinde infaz edilmiş hükümlerde dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden lehe uyarlama yapılması gerektiği, ayrıca bu şekilde uyarlama yapılırken mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının subjektif koşulları yönünden takdir hakkının kullanılmasının gerektiği durumlarda duruşmalı inceleme yapılarak hüküm kurulması gerektiği cihetle, somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının cezanın sonuçları yönünden lehe olduğu gözetilerek adı geçen sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasında hukuki menfaati olmasına nazaran, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının subjektif ve objektif koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun 5728 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş infaz edilmekte olan ve hukuki yararı bulunması koşuluyla infaz edilmiş hükümlerde de uygulanabileceği ve hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin uyarlamanın hükmü veren mahkemece, objektif koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme uygulaması halinde evrak üzerinde, subjektif koşulların değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılması gerektiği nazara alındığında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında hukuki yararı olan hükümlünün, 5271 sayılı Kanun’un 5278 sayılı Yasa ile değişik 231/5-14. maddesi uyarınca durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ek karar verilmesi nedeniyle, kanun yararına bozma isteyen düşünce yerinde görülmekle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2015 tarih, 2003/124 Esas ve 2004/88 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. Maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümlü bu suç nedeniyle cezaevine alınmışsa CEZASININ İNFAZININ DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 11.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.