YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14508
KARAR NO : 2021/12436
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın talimat ile savunmasının tespit edildiği sırada, CMK’nun 196.maddesi uyarınca savunmasını esas mahkemesi huzurunda vermek istediğini belirttiği halde esas mahkemesinde sanığın savunmasının alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinde “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmesi, bir fiilden kastedilenin sanığın hareket veya hareketlerinin bir sonucu elde etmeye (bir suçu işlemeye) yönelik olması, bu nedenle de fiilde birden fazla hareketin bulunabilmesi karşısında; yapılan denetimlerde bilirkişi raporuna göre sahte bandrollü, bandrolsüz ve başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış kitap bulundurduğu anlaşılan sanığın eyleminin TCK’nun 44. maddesi aracılığıyla 5846 sayılı Kanun’un 81/9. maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 71/1 ve 81/13 maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplumu oluşturan bireyler olduğu, 5237 sayılı TCK’nin hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre bu durumda yani suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması halinde tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağından, meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de durumun değişmeyeceği cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında; …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.06.2016 tarih ve 2015/93 Esas, 2016/366 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 2021/17688 esasında kayıtlı olan dava dosyasının mevcut bulunduğunun tespit edilmesi karşısında;
Yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak, sanık hakkında aynı suçtan açılmış başkaca ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle bu dosyalar arasında TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması ve ulaşılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Gerekçeli karar başlığında katılan olarak … Yayıncılık Tic. ve San. Ltd. Şti. yerine şirket yetkilisi olan …’in müşteki olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK’nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkının korunmasına, 13.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.