Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/13288 E. 2021/20829 K. 11.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13288
KARAR NO : 2021/20829
KARAR TARİHİ : 11.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Mağdure Hatice vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığın mağdure Hatice’ye yönelik eylemleriyle ilgili kurulan hükümlerin daha önce Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, mağdure Hatice vekilinin sanık …’ın mağdure Gülümşah’a yönelik çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan doğrudan doğruya zarar görmediği gözetildiğinde, hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, mağdure Hatice vekilinin temyiz isteminin 5320 sayıla Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,
II- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince,
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesine göre Bakanlığın çocuğa karşı işlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan, Bakanlık vekili tarafından sunulan 05.05.2020 tarihli katılma talepli ve 09.10.2020 tarihli temyiz istemli dilekçelerde açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 2019/6 Esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi gözetilerek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan incelemede;
T.C. Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, CMK.nın 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, tebliğnamedeki düzeltilerek onama talebine iştirak edilmemiştir.
Bozma üzerine; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılan Bakanlık vekilinin cezanın yeterli olmadığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğine, lehine vekalet ücreti tayin olması gerektiğine, sanık müdafiinin olayda mağdurenin rızası bulunduğuna, zorla alıkonulmadığına, sanığın beraati gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.