Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/3862 E. 2021/4670 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3862
KARAR NO : 2021/4670
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kabulü kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;

-K A R A R-

Davacılar vekili; 29/12/2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik toplam 41.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin kabulü ile 41.000,00 TL’nin 10/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeni ile cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi olan 10/03/2016 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, uyuşmazlık hakem heyetince 15/05/2017 tarihli Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporuna göre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenen %15,2 olarak belirlenen maluliyet oranı hükme esas alınmıştır.
Maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacılar vekili dava dilekçesinde davacının elektrik-elektronik mühendisi olduğunu, şu anda Amerika’da akademik kariyerine devam ettiğini belirtmiştir. Dosyaya sunulan belgelere göre davacı elektrik elektronik mühendisi olup, Koç Üniversitesinde 31/08/2015-01/08/2016 tarihleri arasında doktora kaydının olduğu ve Amerika da akademik kariyer yaptığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bilirkişi raporunda asgari ücretin iki katı esas alınmak suretiyle hesap yapılan miktarlar hükme esas alınmış ise de davacının üniversiteden mezun olduğu ve akademik kariyer yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının gelir elde ediyor olması halinde öncelikle gerçek gelirinin tespiti, aksi halde mesleğine göre emsal gelir araştırması yapılması, ilgili kamu kurumları ile meslek kuruluşlarından emsal gelirin ne kadar olduğunun sorulması ve davacının gerçek gelirinin tespiti ile sonucuna göre hesaplama yapılması gerekirken varsayımsal olarak asgari ücretin iki katı üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre de; sigortacılık yasası 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasına “(13)(Ek:RG-19/1/2016-29598)tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 14/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.