YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3466
KARAR NO : 2021/5483
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVACILAR :1-……
2-…
3-…
VEKİLLERİ : Av…. vd
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 12/01/2018 tarih ve 2018/İHK-314 sayılı kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: – K A R A R –
Davacılar vekili; davacıların eşi ve babaları olan İbrahim…’ın sevk ve idaresindeki motosikletin, davalı … nezdinde genişletilmiş mavi ticari kasko poliçesi ile sigortalı bulunan araçla çarpışması nedeniyle 11/05/2016 meydana gelen trafik kazası neticesinde İbrahim…’ın vefat etmesi nedeniyle, çok derin üzüntü duyduklarını,sigorta şirketine yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak müvekkillerinden … için 50.000 TL, … için 30.000 TL,Vildan için 20.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kısmen kabulü ile …… için 25.000TL, … için 15.000 TL, … için 10.000 TL manevi tazminatın 11/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahiplerine ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; manevi tazminat davasının manevi tazminatın bölünemezliği kuralına aykırı bir biçimde kısmi (veya belirsiz) alacak davası olarak açılamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, manevi tazminat istemi bakımından usulünce açılmış bir dava bulunmadığından davacının ayrıca manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere isteminin usul yönünden reddine karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL’yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Davacı vekili tarafından davacılardan … için 30.000 TL, Vildan için 20.000 TL manevi tazminat talep edilmiş Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetince davanın kısmen kabulü ile … için 15.000 TL, Vildan için 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, karara karşı taraf vekillerince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti; davalı itirazının kabulü ile manevi tazminat istemi bakımından usulünce açılmış bir dava bulunmadığından hakem kararının kaldırılmasına talebin usul yönünden reddine karar verdiğine ve manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği dava değeri davacılardan … için 30.000 TL, Vildan için 20.000 TL olarak belirlenmiş olmasına göre, red edilen tazminat miktarı itibariyle karar ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar … ve Vildan yönünden ayrı ayrı kesin niteliktedir. Davacılar … ve… yönünden temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı … … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava HMK’nın yürürlüğünden sonra açılmıştır. HMK’nın 114. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayılmıştır. 115/2. maddesinde de “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” şeklindeki düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir. HMK’nin 114. maddesinde gösterilen dava şartı olarak belirlenen bir çok hususun tarafça giderilebilecek bir noksanlık olarak görüldüğü madde gerekçesinden de anlaşılmaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrası “Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu” belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı vekili tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davacılar için manevi tazminat talebinde bulunulmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, başvuru dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulması nedeniyle, manevi tazminat davasının manevi tazminatın bölünemezliği kuralına aykırı bir biçimde kısmi (veya belirsiz) alacak davası olarak açılamayacağı ,manevi tazminat istemi bakımından usulünce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davacının ayrıca manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere isteminin usul yönünden reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
HMK’nın 114. maddesinde tahdidi olarak sayılan dava şartları arasında “kısmi dava ya da belirsiz alacak davası olarak açılamayacak bir davanın kısmi dava ya da belirsiz alacak davası olarak açılmış olması” sayılmamış olup özel kanunlarda da bu hususta bir düzenleme bulunmamaktadır. Manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği dava değeri sonradan bedel artırım ya da ıslah yolu ile arttırılamaz, sonradan tekrar talepte bulunulamaz,talepte bulunulsa bile arttırılan kısım mahkemece dikkate alınmaz. Ancak bu durum dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak dava açılmasına engel bir hal olmayıp, manevi tazminatın bölünemezliği ilkesine aykırı değildir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, diğer itirazlar incelenerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararı temyizi kabil olmadığından temyiz dilekçesinin davacılar … ve … yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı … … yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davacı … … yönünden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 27/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.