Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5122 E. 2021/20962 K. 16.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5122
KARAR NO : 2021/20962
KARAR TARİHİ : 16.11.2021

İftira suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268/1. maddesi yollaması ile 267/1. (2 kez) maddeleri gereğince 2 defa 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/2/2008 tarihli ve 2007/600 esas, 2008/112 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20/05/2013 tarihli ve 2013/3027 esas, 2013/8144 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, iftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK’nın 268. maddesinde tanımlanan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanarak başkası hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlaması gerektiği, somut olayda sanığın ilk olarak kolluk görevlilerine Deniz Karadayıoğlu ve daha sonra Sinan Yılkıcı isimli şahısların kimlik bilgilerini vererek, kendisini bu kişi olarak tanıtmak suretiyle Deniz Karadayıoğlu ve Sinan Yılkıcı adına tutanak, şüpheli ifade tutanağı ve sorgu zaptı düzenlemesini sağlamak şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 206. maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı, hukukî durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.06.2020 gün ve 2020/5796 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.07.2002 gün ve KYB/2020-65045 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın yokluğunda verilen Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2008 tarihli kararının sanığın duruşmada bildirdiği adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, bu kez daha önce usulüne uygun tebligat işlemi icra olunmayan aynı adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla, tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği ve kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı anlaşıldığından;
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği, açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.