Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/21750 E. 2021/7983 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21750
KARAR NO : 2021/7983
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdur …’a yönelik), çocuğun cinsel istismarı (mağdur …’ye yönelik), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (mağdurlara yönelik)
HÜKÜM : Mahkumiyet (mağdur sayısınca)

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdur … ile mağdur … vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurlardan …’nin velayet hakkına sahip babası olan müşteki …’in, davaya katılmasına rağmen yokluğunda verilip, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen gerekçeli kararı temyiz etmemesi ve …’ın velayet hakkına sahip annesi olan müşteki …’nin ise 15.08.2013 günlü duruşma ifadesinde şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekillerin hükümleri temyize hakları bulunmadığından, vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk müdafisinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (mağdur sayısınca) kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk müdafisinin mağdur …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Oluşa uygun kabule göre olay tarihinde on iki – on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminin zamanaşımı yönünden lehe sayılıp, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK’nın 103/1-4. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-d, 66/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve zamanaşımını en son kesen işlem olan 19.03.2014 tarihli mahkumiyet kararı ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında müsnet suçtan açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Suça sürüklenen çocuk müdafisinin mağdur …’a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun aşamalardaki çelişkili anlatımları düzenlenen doktor raporunda anal muayenesinde fiili livatanın maddi delillerinin bulunmadığının belirtilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, değişik zamanlarda mağduru dudağından öperek cinsel organını makatına sürtme şeklinde sübuta eren eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.