Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/772 E. 2021/24419 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/772
KARAR NO : 2021/24419
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında, … 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/597 esas, 2011/406 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirten şikayetçi …’nın huzurunda verildiği, kanun yolu açıklamasına ilişkin hüküm fıkrasında, kanun yoluna başvuru süresinin, huzurunda verilen yönünden “tefhim” tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, “tebliğ veya tevhim” tarihinden itibaren başlayacağının açıklandığı ve bu suretle şikayetçinin kanun yoluna başvuru süresinin başlangıç tarihi konusunda yanıltıldığı, gerekçeli kararın da kendisine tebliğ edilmemesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 11/06/2015 tarihli, 2015/247 esas ve 2015/579 sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın 28.12.2010 tarihli sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sorgu tarihine göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık …’nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 14/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.