YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13341
KARAR NO : 2021/10684
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı Hazine’nin davasının reddine, müdahiller … ve …’ın davalarının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, Mardin İli Merkez Göllü Köyü çalışma alanında bulunan 443, 444, 458, 459 ve 462 parsel sayılı sırasıyla 2423, 18000, 12600, 6350, 5250 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 443 ve 444 parsellerler tapu kaydı, vergi kaydı ve zilyetlik;, 458, 459 ve 462 parseller ise tapu kaydı nedeniyle … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden intikal ettiği ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceği iddiasına dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahil …, dava konusu 458, 459 ve 462 parseller; müdahil …, dava konusu 443 ve 444 parseller hakkında, satın alma, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı Hazine’nin davasının reddine, müdahiller … ve …’ın davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 443 ve 444 parsel sayılı taşınmazların müdahil …, 458, 459 ve 462 parsel sayılı taşınmazların müdahil … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, işin esasına girilerek karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyleki; nüfus kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu taşınmazların tespit maliklerinden …’ün yargılama sırasında 20.03.2002 tarihinde öldüğü, buna rağmen 30.7.2005 ve 11.06.2014 tarihlerinde kendi adına ilanen tebligat yapıldığı, mirasçılarına davetiye çıkartılarak davadan haberdar edilmedikleri ve yargılamaya devam edilerek aleyhlerine hüküm kurulduğu, gerekçeli kararın da ilanen ölü … adına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davada, taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gereken dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, tespit maliki … mirasçılarına usulünce dava ve müdahale dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmek suretiyle yöntemine uygun şekilde taraf teşkili sağlanmalı, anılan kişilerden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esasına ilişkin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.