YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22920
KARAR NO : 2021/22889
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
K A R A R
Tehdit suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1.cümle ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2019 tarihli ve 2016/494 esas, 2019/145 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23/03/2021 gün ve 2021/32088 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Mahkeme tarafından uzlaştırma” başlıklı 254. maddesinde yer alan; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, dosyada mevcut 21/03/2017 tarihli uzlaştırma raporuna göre, taraflar arasında edimsiz olarak uzlaşmanın sağlandığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254/2. maddesine göre düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.
Uzlaştırma, 6763 sayılı Kanun’la değişik CMK’nın 253. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenmiş, mahkeme tarafından uzlaştırmaya ilişkin anılan Kanunun 254. maddesinde “(1)Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine
getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231. maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231. maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” denilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda;
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde sanık …’ye yükletilen TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı ve uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin gerektiği anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından dosya uzlaştırmacıya tevdii edilmiş, sanık … ve mağdur …edimsiz uzlaşmıştır. Ancak, mahkemenin 20/12/2016 duruşmada “uzlaştırma işlemlerinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle kovuşturmanın bulunduğu aşamadan devamına” şeklinde ara karar verip, sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar karşısında; sanık … ve mağdur …’nin edimsiz uzlaştıkları gözetilerek, sanığın mağdura yönelik tehdit eyleminden dolayı cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının, uzlaşma nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1)Tehdit suçundan sanık … hakkında, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2019 tarihli ve 2016/494 esas, 2019/145 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2)Anılan Kanun maddesinin 4/d fıkrası uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün … tarafından düzeltilmesini gerektirdiğinden; sanık … ile mağdur …arasında uzlaştırmanın gerçekleştiği anlaşıldığından, açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 254/2 ve 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
3)Kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere … Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 28/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.