Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/9666 E. 2021/9755 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9666
KARAR NO : 2021/9755
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

1) Sanık …’ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 20.12.2014 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanık … hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan açılan kamu davasında; vergi tekniği ve vergi suçu raporlarına göre, sanığın ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin mükellefiyet kaydı 30.11.2008 tarihi itibarıyla resen terkin edildiği hâlde, anılan şirketin 2010 takvim yılına ait defter, kayıt ve belgelerinin ibrazının istenilmesi nedeniyle, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
3) Sanık … hakında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, şirketteki hisselerini …’e devrettiği tarihten itibaren şirketle alakasının bulunmadığını, elinde bulunan defter ve belgeleri …’e teslim ettiğini, sahte fatura düzenlemediğini beyan etmesi, dosyada fotokopisi bulunan Kocaeli …. Noterliğinin 08.03.2007 tarih ve 06303 sayılı hisse devir sözleşmesine göre, sanığın şirketteki hisselerinin tamamını …’e devrettiğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Suça konu faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve davaya konu mükellefiyetin bağlı bulunduğu vergi dairelerinden sorulmak suretiyle, getirtilip sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; Kocaeli … Noterliğinin 08.03.2007 tarih ve 06303 sayılı hisse devir sözleşmesinin onaylı örneğinin getirtilip … isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
b) Adı geçen kişi de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; sanık ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
c) Faturalardaki yazı ve imzaların inceleme konusu kişilere ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
aa) Hisse devrinin gerçekleştiği 08.03.2007 tarihinden itibaren işletmenin faaliyeti ile ilgili vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belgeler ile işletme adına basılan faturaların teslimine ilişkin bilgi formlarının asılları getirtilerek, belgeler ve bilgi formlarındaki yazı ve imzaların sanığa aidiyetinin araştırılması,
bb) Suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
4) Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılına ait birden fazla fatura düzenlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık … hakkında TCK’nın 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık … yönünden diğer yönleri incelenmeksizin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.