Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/34152 E. 2021/6449 K. 02.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/34152
KARAR NO : 2021/6449
KARAR TARİHİ : 02.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1)765 sayılı TCK’nın 504/7, 65/2, 522/1, 59 ve 5237 sayılı TCK’nın 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
2)5237 sayılı TCK.nın 158/1-e, 35, 39, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
3)5237 sayılı TCK.nın 207/1, 43/1, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından, … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25/12/2008 tarih ve 2008/209-347 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, söz konusu kararların 10/03/2009 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı …1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/80-1050 sayılı ilâmı ile mahkumiyetine hükmedildiği ve bu hükmün 24/09/2013 tarihinde kesinleşmesiyle yapılan ihbar üzerine CMK’nın 231/11 maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasına ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04/07/2014 tarih ve 2014/100-210 sayılı kararı ile sanığın nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümler katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz dışı sanık …’un öğretmen olarak emekli olduktan sonra böbrek rahatsızlığı nedeniyle … 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesinde diyaliz makinasından faydalanmak üzere haftada üç gün özel araçla bu hastaneye gidiş geliş yaptığı, bu gidiş gelişler için harcadığı masrafları almak için şikayetçi kuruma müracaatta bulunduğunda bu şekilde yapılan gidiş geliş masraflarının ödenemeyeceği, ancak ticari bir araçla geliş gidiş yapılıp faturalandırdıldığında bu masrafların ödenebileceğini öğrendiği, bundan dolayı…’nin oğlunun arkadaşı olması nedeniyle tanıdığı sanık …’a olayları anlatıp, haricen fatura temin etmesi için yardım istediği, Kenan’ın da çalıştığı muhasebe bürosunun müşterilerinden Murat Aşar ismine kayıtlı 55 T 6170 plakalı ticari araca ait faturalardan 474154-474196 sıra numaralı toplam 41 adet fatura yapraklarını 27/01/2004-29/04/2004 tarihleri aralığında tanzim ederek sanık…’ye verdiği,…’nin de hizmet karşılığı olmadan düzenlenmiş bu faturaları müşteki kuruma ibraz edip, bilahare idareye karşı açtığı dava neticesinde toplam 3.280 TL’yi kurumdan tahsil ettiği, sanık…’nin bir süre sonra yine sanık …’ın yanına giderek benzer amaçla fatura bulmasını istediği, Kenan’ın da yine çalıştığı muhasebe bürosunun müşterilerinden Aydın Aydoğan ismine kayıtlı 55 T 6101 plakalı ticari araca ait 148 adet toplam 11.840 TL tutarındaki faturayı hizmet karşılığı olmadığını bildiği halde düzenleyip…’ye verdiği, Kenan’ın gerçeğe aykırı olarak 41 adedi 2004 yılında, 148 adedi de 2006 yılında olmak üzere düzenlediği toplam 189 adet fatura için…’den mükellefler adına ek vergi borcu doğacağından bahisle yaklaşık 1.200 TL para aldığı,…’nin de bu faturalardaki miktarı tahsil amacıyla 15.11.2006 tarihinde kuruma başvuruda bulunduğu, ancak kurumun tüm faturaların hizmet karşılığı değil sahte olarak düzenlendiğini farkedip sonradan ibraz edilen 148 adet faturayla ilgili herhangi bir ödeme yapmadan suç duyurusunda bulunduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
1)Sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve 01/03/2004 tarihinde işlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun kanunda gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tâbi olduğu mülga 765 sayılı TCK’nın 504/7 maddesi ile 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 01/03/2004 tarihi ile ve sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle, TCK’nın 207/1, 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 15/11/2006 ile inceleme tarihleri arasında ihbara konu suçun işlenmesine kadarki duran süre de nazara alınarak temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2)Sanık hakkında 15/11/2006 tarihinde işlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz dışı sanık…’nin böbrek hastalığından dolayı haftada üç kez diyalize gidip gelmelerinin bir süre sonra maddi olarak külfetli olduğundan durumu beyanına göre emekli sandığında bir tanıdığı yetkiliye danıştığı ve özel araç ile de gidip gelmesi fark etmeksizin ticari bir araca dair fatura ibraz ettiği takdirde devletin yol ücretini ödeyeceğini öğrenmesi üzerine oğlunun arkadaşı olan muhasebeci yanında staj yapan sanık …’dan yardım istediği, onun da yasal olarak bir sorun olmayacaksa yardımcı olacağını söylediği ve kendi mükelleflerine dair taksi faturalarını düzenlediği, mükelleflere doğacak vergi borcunu sanık…’den aldığı, daha sonra yapılan denetimde faturaların sahte olduğunun anlaşıldığı, sanık…’nin ticari araçla gitmediğini, ancak kendisinin de sağlık sorunundan dolayı araç kullanamadığını, yakınlarının onu hastaneye götürüp getirdiğini ve bundan doğan masrafları da yakınlarına ödediğini beyan ettiği, 07/07/2008 de kurum zararını giderdiği, sanık …’ın da olayı samimi bir şekilde anlattığı, sonuç olarak sanık…’ye ödenecek bir paranın alınmasına yardım amacıyla hareket ettiği, olayda maddi bir menfaatinin olmadığı, suç kastıyla hareket etmediği, ayrıca sanığın, kurumun denetim olanağını ortadan kaldırmamış olması, yapılan beyanla değil, gerekli incelemelerden sonra ödemeye karar verilmiş olması, karşısında suçun unsurlarının oluşmayacağı anlaşıldığından, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.