YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11557
KARAR NO : 2021/13766
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından sanık …’un, 6136 sayılı Kanun’un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2, 58. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis, 5 ay hapis ve 400,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Salihli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.03.2013 tarihli ve 2012/733 Esas, 2013/421 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 22.06.2021 tarihli ve 2021/10262 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2021 tarihli ve 2021/89775 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Sanığın duruşmadan bağışık tutulması” başlıklı 196. maddesinde yer alan, “(1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.” şeklindeki düzenleme ile benzer bir olayla ilgili Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2019/15980 Esas, 2020/11841 Karar sayılı ilâmında yer alan, “Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında sanığın savunmasının 25.12.2012 tarihinde talimat yolu ile alındığı, kısa kararın sanığın yokluğunda verildiği, dosya arasında bulunan ceza infaz kurumu bilgileri dahilinde karar tarihi itibariyle başka suçtan … 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmasında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı gözetilerek, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; farklı yargı çevresindeki Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmalardan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı son duruşmada hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir.
İncelenen dosyada; sanığın, 25.12.2012 tarihli duruşmada talimat ile alınan savunmasında, duruşmalardan bağışık tutulma isteğinin sorulmadığı, hüküm tarihi olan 27.03.2013 tarihinde sanığın farklı yargı çevresindeki … 4 Nolu T tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi bulunmadığı halde sanığın hükmün açıklandığı son duruşmada hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Salihli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.03.2013 tarihli ve 2012/733 Esas, 2013/421 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.