YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22201
KARAR NO : 2021/8029
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.12.2017 gün ve 2017/42 Esas, 2017/276 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafisinin söz konusu hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanunun 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 28.09.2021 tarihinde üyeler … ve …’ın karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan mağdure Mervenur’un sanık … ve arkadaşları tarafından zorla kaçırılarak alıkonulduğu ve sanık … tarafından nitelikli cinsel istismar suçuna maruz kaldığı iddiasıyla yapılan yargılamada;
Mağdurenin Terme Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında sanık … ile henüz 14 (on dört) yaşlarında iken kendi rızası ile kaçtığı, yaşının küçük olması ve ailelerinin araya girmesiyle tekrar ailesine teslim edildiği, sanığın kendisini evlenmek amacıyla kaçıracağı yönünde çevrede dedikodu yaydığı, olay tarihinde sanığın kendisini yanında annesi ve kardeşi olduğu halde komşu ziyaretinden dönerken yanındakilerle birlikte zorla kaçırdığı, adresini bilemediği bir bahçedeki evde zorla alıkoyduğu nitelikli olarak istismarda bulunduğu,
Mağdure Mervenur’un mahkemede verdiği beyanda sanık ile gönül ilişkisi olduğu, ailesinin sanık ile evlenmesine rıza göstermemesi üzerine birlikte kaçma planı yaptıkları, bu plan gereği, kendisinin sanık tarafından zorla kaçırılma görüntüsü verdikleri, sanık ile kendi rızasıyla cinsel birliktelik yaşadığı,
Sanığın alınan beyanında mağdure Mervenur ile gönül ilişkisi olduğu, evlenmek istedikleri ancak mağdurenin ailesinin rızası olmadığı, mağdure ile kullanmış olduğu 05061253124 gsm hattı ve sosyal medya üzerinden mağdure ile uzun zamandan beri görüştüğü, bu hususun telefon kayıtları incelemesinden tespit edilebileceği, mağdure ile daha önceden anlaşarak kaçtıkları ancak mağdurenin yaşının küçüklüğü ve ailelerinin araya girmesi nedeniyle mağdureyi teslim ettiği, olay tarihinde ise mağdureyi daha önceden planladıkları gibi kaçırdığı, zorla kaçırılma görüntüsü verildiği mağdure ile rızaen cinsel ilişkide bulunduğunu beyan ettiği,
Sanık …’in mağdureyi kaçırdığı günlerde her iki ailenin de tanıdıkları olan kişilerin evine götürdüğü, mağdurenin zorla alıkonulduğu hususunda kimselere bir şey demediği gibi, sevgili gibi davrandığı hususunda tanık beyanlarının dosyada bulunduğu,
Mağdurenin alınan iç beden raporunda zorla cinsel ilişki de olduğuna dair belirti bulunmadığı,
Kabule göre; yukarıda belirtilen sanığa ait sosyal medya hesabı ve telefon kayıtlarının olay tarihinden önce ve sonrası incelenmeden, mevcut delillere göre karar verilmesi, ayrıca mevcut dosya kapsamına göre sanığın eyleminin TCK’nın 104. maddesinde belirlenen suçu oluşturduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.
KARŞI OY
13.10.1999 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 17 yaş 2 ay 20 günlük olan mağdure …’un sanık … ve arkadaşları tarafından zorla kaçırılıp alıkonularak zorla ve birden fazla surette nitelikli cinsel istismara maruz kaldığı iddiasıyla görülen davada;
Mağdure Mervenur’un 03/02/2017 günlü Terme C. Savcılığındaki ifadesinde özetle; sanık … ile iki buçuk yıl önce 14 yaşı içerisinde iken rızası ile kaçtığını ancak yaşının küçük olması nedeniyle ailelerin de araya girmesi ile ailesine teslim edildiğini, o günden beri sanıkla hiç görüşmediğini, çevreden yaşı dolunca sanığın kendisini kaçıracağı yolunda dedikodular da duyduğunu, olay günü annesi ve kardeşleri ile misafirlikten gelirken sanık … arkadaşlarının yollarını keserek zorla kendisini kaçırdıklarını, annesi ve kardeşlerinin darp edildiğini, rızası dışında bir bağ evinde 26 gün tutulduğunu, bu süre içerisinde iki kez sanığın nitelikli cinsel saldırısına uğradığını, sanıkta tabanca olduğunu, korktuğu için karşı koyamadığını, ayrıca sanığın kendisini ailesine zarar vereceğini söyleyerek tehdit ettiğini, sanıktan şikayetçi olduğunu,
25.05.2017 günlü duruşma ise; önceki beyanlarını değiştirerek olaydan yaklaşık 2 sene kadar önce yine … ile kaçtığını, sevgili olduklarını, yaşı küçük olduğu için ailesine teslim edildiğini, sanık ile bu süre zarfında yine görüşmeye devam ettiklerini, olay günüde yine kendi rızası ile kaçmaya karar verdiklerini, komşu ziyaretinden dönerken kaçırılma olayını sanık ile planladıklarını, babasına ait olan silahı tamamen göstermelik bir şekilde yanına alıp çıkarttığını fakat ateş etmediğini, annesi ile ablasının yaralanmasının gerçek olduğunu, bir bağ evinde 20-25 gün kaldıklarını, rızasıyla sanık ile cinsel birliktelik yaşadığını ve kızlığının bozulduğunu, daha sonra oradan ayrılarak Samsun’a gittiklerini, ailesinden çekindiği için zorla kaçırıldığını söylediğini ifade etmiş,
Sanık … ise; tüm aşamalarda mağdure ile aralarında gönül ilişkisi olduğunu, ancak mağdurun ailesinin evlenmelerine müsaade etmediğini, 3 yıldır kendi kullanımındaki 0506 125 31 24 numaralı telefon ve sosyal ağlar üzerinden görüştüklerini, telefon kayıtları ile bu durumun ortaya çıkacağını, öncesinde mağdure ile anlaşarak kaçtıklarını, ancak yaşının küçük olması ve ailelerin araya girmesi sonucu vazgeçtiklerini, olay günü ise mağdurenin sosyal medya üzerinden “…” isimli facebook hesabından haber vermesi üzerine misafirlikten dönerken kaçma konusunda anlaştıklarını ve yaptıkları plan doğrultusunda zorla kaçırılma görüntüsü vererek kendisini kaçırdığını, rızası ile bir kez cinsel ilişkiye girdiğini savunarak hakkındaki suçlamaları reddetmiştir.
Mağdurenin 03.02.2017 ve 06/02/2017 günü alınan raporlarında kendisinde darp ve cebir izi bulunmadığı, hymenin 3, 6 ve 9 hizasına kadar yırtık, yırtığın zamanının tespit edilemeyecek kadar eski olduğu belirtilmiş, öte yandan sanık ile mağdurenin 20.07.2017 günü evlendikleri, 27.05.2018 doğumlu bir çocuklarının olduğu belirlenmiştir.
Sanığın tüm aşamalarda mağdure ile yaklaşık üç yıldır telefon ve sosyal ağlardan görüştüklerine ve kaçırılma olayını birlikte kurguladıklarına ilişkin ısrarlı savunması karşısında; özellikle sanığın kullandığı 0506 125 31 24 numaralı telefon hattı ile mağdurenin kullandığı telefon hattı belirlenerek olay günü ve öncesinde sanık savunmasında belirtildiği şekilde görüşmeler bulunup bulunmadığının, yine tespit edilebilmesi halinde sanık ile mağdurenin sosyal medya üzerinden görüşmelerinin bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mağdur ile sanık arasındaki eskiye dayalı gönül ilişkisi ile olaydan iki yıl önce birlikte kaçmış olmalarına rağmen gerek mağdurenin yaşının küçük olması gerekse ailelerin araya girmeleri nedeniyle mağdurenin ailesine teslim edilmiş olması hususları göz ardı edilerek eksik araştırma ile hüküm verilmiş olması nedeniyle sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına iştirak etmiyorum.