YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9284
KARAR NO : 2021/8773
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1) Sanığın, katılanın imzasını taklit ederek onun adına fakat rızası hilafına GSM hattı çıkardığı iddiasıyla özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, usulsüz işlem yapmadığını, katılanın bizzat iş yerine gelerek bu hattı çıkardığını, hattın bir faturasını ödediğini ancak diğer faturaları ödemediğinden icralık olunca hattı çıkardığını inkar ettiğini savunması, suça konu sözleşmedeki katılan adına atılı imza ile katılanın mukayese imza örneklerinin basit nitelikte olması ve uzmanlık raporunun bu olguyu teyit etmesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun yazı cevabına ekli CD içeriğinde istenen kayıtların yer almadığının anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, abonelik sözleşme tarihinden sonraki üç aylık arayan, aranan, mesaj alan-atan kayıtlarının dosya arasına getirtilerek incelenmesi, hatta kimin kullandığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonrasında toplanan tüm delillere göre suçun sübutu halinde; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sanığa ön ödeme teklifinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirin gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması,
2) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 13.11.2012 tarihi olarak yazılması yerine 13.03.2014 şeklinde gösterilmesi,
3) Hüküm 18.05.2015 tarihinde tefhim edilmekle dosyadan el çekildiği halde, 18.06.2015 tarihli ek karar ile beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
4) Sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçu kapsamında kaldığı görülmekle hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun‘un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.