YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1816
KARAR NO : 2021/12003
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/408 E. – 2018/109 K. sayılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/408 Esas – 2018/109 Karar sayılı ilamın incelenmesinde;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, Alemdağ Mahallesi, 750 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11/1-g maddesi uyarınca emsallerin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11/1-h maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde, taşınmaz üzerinde bulunan makine ve techizatın montaj ve demontaj bedellerinin belirlenmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz Alemdağ Mahallesinde bulunmasına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,
2-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi’nin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yeralan (Alemdar) kelimesinin çıkartılmasına, yerine (Alemdağ) kelimesinin yazılmasına,
b) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 7 nolu bendinin hükümden çıkartılmasına,
Hükmün böylece HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.