YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11417
KARAR NO : 2021/20426
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanıklar …, …
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık …’nın temyiz talebinin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü 1412 sayılı CMUK.nın 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 24.06.2016 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanıklar … ile … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Temyiz süresinin geçmesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmak üzere başvurulan eski hale getirme talebiyle ilgili olarak değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin 5271 sayılı CMK.nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay’a ait bulunmasına rağmen, yerel mahkemece bu istemle ilgili olarak verilen kararın hukuken geçersiz bulunduğu belirlenip, sanık … yönünden verilen eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin 17.05.2016 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık …’in yokluğunda kurulan hükmün soruşturma aşamasında bildirdiği adrese tebliğ edildiği, tebligatın sanığın adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, ardından MERNİS adresi olduğu şerhi düşülerek ”Sakarya Mahallesi 288/11 Sokak No:10 İskenderun/HATAY” adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ yapıldığı, ancak MERNİS sisteminden yapılan kontrolde, tebliğ tarihindeki sistemde kayıtlı adresle, tebliğ evrakı üzerindeki adresin birbirinden farklı olduğu, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, bununla birlikte 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre tebligat, “Tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.” hükmü gereği, sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın duruşmada bildirdiği adresine tebligat yapılmadan doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, bilinen en son adresine çıkartılan tebligat yerine MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu göz önüne alınarak ve sanığın eski hale getirme talebinin yerinde ve öğrenme üzerine yaptığı temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
a- Mağdur …’ın kovuşturma aşamasında tekrar ettiği 29.04.2011 tarihli kolluk ifadesinde, suç tarihi olan 26.04.2011 tarihinde muayenehanesine iki şahsın geldiğini, şahıslardan birinin kapıyı kilitlerken, diğerinin de kendisini tehdit ettiğini beyan ettiği, tanık …’in bu durumu doğrulayarak, olay günü iki şahsın geldiğini belirttiği, CD izleme ve teşhis tutanaklarına göre, 26.04.2011 tarihinde hastaneye gelen şahısların, sanıklar … ve … olduğunun görüldüğü, sanıkların da savunmalarında, olay günü … ve …’ın birlikte gittiklerinin kabul edildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; kabule göre, 26.04.2011 tarihinde sanıklar … ve … tarafından gerçekleştirilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit eylemlerine sanık …’in iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek, sanık … hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
b- Oluşa uygun kabule göre de; sanıkların olay günü doktor olan mağdur …’nin muayenehanesine girdikten sonra, kapıyı kilitleyip çıkmasına engel olmak suretiyle hürriyetinden yoksun kıldıkları mağduru tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında, mevcut birden fazla kişiyle birlikte tehdidin TCK.nın 109/2. maddesindeki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları içinde kaldığı gözetilerek, eylemlerin kül halinde “Kişiyi hürriyetten yoksun kılma” suçunu oluşturacağı ve tek suçtan hüküm kurulması gerektiği halde, sanıklar hakkında hem tehdit hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … ve sanık … müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre bozmanın CMUK.nın 325. maddesi uyarınca temyiz talebi reddedilen sanık …’ya SİRAYET ettirilmesine, 04.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.