Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/15830 E. 2021/3758 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15830
KARAR NO : 2021/3758
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki taksirle yangına sebebiyet verme nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı İdare vekili; 09/06/2013 günü … bölmesi içerisinde … yangını meydana geldiğini, yapılan araştırma sonucunda tarlada biçerdöver ile çalışan davalının biçerdöverinden kaynaklanan kıvılcım sebebiyle yangının başlayıp büyüyerek ormana sıçradığını, davalı hakkında kamu davası açıldığını ve devam ettiğini belirterek, uğranılan maddi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 318.407,11 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair ilk hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 24/04/2018 tarihli ve 2016/8146 esas, 2018/3281 karar sayılı ilamı ile tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek; “davacının olay tarihi olan 09/06/2013 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasına karşın, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmeyerek davacı yararına kararın bozulmasına karar verilmiş; davalının temyiz itirazları yönünden ise, İdarenin dava konusu yangın nedeniyle helikopter, uçak ve yangına müdahale ettiği belirtilen araçlara kullanım bedeli ödeyip ödenmediğinin anlaşılamadığı belirtilerek, helikopter ve yangın söndürme araçlarının kullanımına ilişkin ücretin ne şekilde belirlendiği, helikopter hiç kullanılmasa bile kira bedeli ödenip ödenmediği, fiilen kullanımın kira ücretine etkisinin araştırılmadığı, keza yangın söndürme araçlarının kullanımına ilişkin ücretin ne şekilde belirlendiği, araçların davacı kuruma ait olup olmadığı, kiralık iseler kira sözleşmelerinin bulunup bulunmadığına yönelik bir araştırma yapılmadan karar verildiği, yine yangın söndürmede görev aldığı belirtilen yangın işçisi ve diğer görevlilerine sabit ücretleri dışında bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, ancak bu hususların gözetilmeyerek eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığına” değinilerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 312.998,80 TL maddi tazminatın davalıdan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) 6100 sayılı HMK’nın 334. maddesinde “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuka korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır” hükmü getirilmiştir. Aynı Kanun’un 336. maddesinde ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delileri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali duruma ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davalının sezonluk biçer döver şoförlüğü yaparak geçimini sağladığı, sosyal güvence ve devamlı bir gelire sahip olmadığı, ekonomik sosyal durumu, maddi imkanı bulunmadığı yönündeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; davalının temyiz dilekçesi bu aşamada adli yardım talebi olarak kabul edilmiş ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, mahkeme kararı ve aleyhine hükmedilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurabilmesi için yatırması gereken temyiz harç ve giderin miktarının davalının mevcut ekonomik durumunun kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin ödemeye elvermeyeceği, adil yargılanma ve bu kapsamda mahkemeye erişim hakkı göz önüne alındığında; temyiz eden davalının adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek temyiz incelemesine geçilmiştir.
2)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3)Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, taksirle … yangınına sebebiyet verme nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar bozmaya uyulmuşsa da, bozma kararında açıkça gösterilen hususlara aykırı şekilde yapılan hesaplamayı içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş, bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Bozma ilamında; davacı İdarenin dava konusu yangın söndürme giderlerinden helikopter ve uçak gideri, yangına müdahale eden çalışma araçları ve söndürmede görev alan işçiler ve diğer görevlilere ödenen ücretlerden kaynaklanan gerçek bir zararının olup olmadığının araştırılması, varsa miktarının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bozmadan sonra Kula … İşletme Şefliğinden gelen 04/03/2018 tarihli ve … Genel Müdürlüğünden gelen 08/02/2019 tarihli cevaplardan; “fiilen yangına müdahale eden helikopter ve uçakların garanti edilen kira ücretlerine ilave olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı, yangının söndürülmesinde kullanılan araçların davacı kuruma ait olduğu, yangının söndürülmesine katılan yangın işçisi ve diğer görevlilere yangın sebebi ile sabit ücretleri dışında bir ödeme yapılmadığı” anlaşılmıştır.
Bozmadan sonra mahkemece, davacı İdareden gelen yukarıda açıklanan cevaplar ve ekli belgeler geldikten sonra bilirkişiden 22/04/2019 tarihli rapor alınmış; bu raporda davacı İdareden gelen bilgi ve belgelere açıkça aykırı şekilde, yangınla işçi müdahalesi primi olarak 346,38 TL, iş makinası çalışma ücreti olarak 13.817,80 TL, helikopter gideri olarak 82.198,82 TL, uçak gideri olarak 43.253,60 TL davacının alacağının bulunduğu belirtilmiş, bu raporda “yangının davacı İdareye ait yangın söndürme araç, iş makineleri, hava aracı ve yangın söndürme işçileri tarafından söndürüldüğü ve davalının … yangınına sebebiyet vermesi nedeniyle sorumlu olduğu” yönünde kanaat açıklamasında bulunulmuştur. Mahkemece ise bu rapor dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle hükme esas alınmış, açıklanan bu yangın söndürme giderleri de dahil davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; davacı İdarenin dava konusu yangın sebebiyle yangın söndürme giderlerinden helikopter ve uçak kullanımından, yangın işçisi ve diğer görevlilerin ücretlerinden, yangına müdahale eden araçların kullanımından (akaryakıt gideri hariç) kaynaklanan gerçek bir zararı olmadığı belirlenmiştir.
Şu halde mahkemece, tazminatın yukarıda açıklanan giderlere ilişkin kısımlarının reddine karar verilmesi gerekirken; aksi yönde hüküm kurulması, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına uygun değildir. Mahkemece, bozma ilamının gereği yerine getirilmeyerek tazminat kapsamının belirlenmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş ve bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/06/2021gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan Üye Üye Üye Üye … … … … …