Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4715 E. 2021/5637 K. 28.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4715
KARAR NO : 2021/5637
KARAR TARİHİ : 28.09.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen başvurunun kısmen kabulüne dair karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;

-K A R A R-

Davacı vekili,21/08/2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 14.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 400 TL geçici bakıcı gideri ve 100 TL rapor bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, Talebini 93.667,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.159,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1580 TL geçici bakıcı gideri ve 100 TL rapor bedeli olmak üzere 98.806,00 TL’ye arttırmıştır.
Davalı vekili, talebin reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kısmen kabulü ile 38.486,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100 TL rapor bedelinin 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 34.486,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.159,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100 TL rapor bedelinin 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava trafik kazası nedeniyle cismani zarardan kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
Davacı kaza tarihinde … Üniversitesi Uluslararası Ticaret bölümünde öğrencidir. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden maluliyet tazminatı hesaplaması yapılmış, davacı tarafça hesap raporuna süresi içerisinde itiraz edilmiştir. Davacının üniversite mezunu olması halinde, asgari ücretin üzerinde gelir elde edeceğinin kabulü gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince mezun olacağı/olduğu tarihin ilgili öğrenim kurumundan sorulması; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirinin ne kadar olacağı gibi hususların sorulması; bu tespitlerden sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek tazminat hesabının yapılması için, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E 2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir.
T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının Karayolları Trafik Kanunu’nun ve Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”, Kanunun geçici 1. maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun’un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği,” öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu’na geçmiştir.
Somut olayda, geçici bakıcı giderinin sigorta teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere bakıcı gideri talebi yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir.
3-Kabule göre ; uyuşmazlık hakem heyetince 38.486,00 TL bakiye iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, itiraz hakem heyetince davalı vekilinin itirazı sadece vekalet ücreti yönünden kabul edilmiş, uyuşmazlık hakem heyetince hükmedilen 38.486,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden itiraz kabul edilmezken, İtiraz Hakem Heyetince 34.486,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekili tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden yapılan itiraz kabul edilerek davacı yararın 1/5 oranında 900,39 TL vekalet ücretine karar verilmiştir. Bu miktar karar tarihi itibariyle geçerli olan maktu vekalet ücretinin altında kalmaktadır.
Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiştir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda(1), (2),(3), (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.