Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/8880 E. 2021/11797 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8880
KARAR NO : 2021/11797
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü ile toplam 80.289,13 TL tazminat bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu Hatay ili, Samandağ İlçesi, … Mahallesi 1213 parsel sayılı, 247 m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazın vekil edenler adına kayıtlı iken Hazine tarafından açılan davada Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/182 E. – 2002/249 K. sayılı ilâmı ile kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından bahisle tapu kaydının tamamının tapusunun iptaline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 17/04/2003 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 12/04/2013 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza bozma ilamına uyularak 17/034/2003 değerlendirme tarihi esas alınarak emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1- Bozma ilamı öncesinde alınan raporlarda dava konusu taşınmazın metrekaresine aynı değerlendirme tarihi itibariyle 475,00 TL ve 532,50 TL bozma sonrası alınan raporda ise 85,00 TL değer tespiti nedeniyle raporlar inandırıcı olmadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yakın zamanda satışı yapılan ve yakın bölgeden uygun emsal alınması gerekirken, dava konusu taşınmazdan uzak ve dava konusu taşınmaza göre büyük yüzölçümlü emsali esas alan rapora göre hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2- Uyulan bozma ilamı uyarınca tapu iptal tescil kararının kesinleşme tarihi esas alınarak değerlendirme yapıldığında faizede bu tarih itibariyle hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir;
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.