Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9271 E. 2021/13056 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9271
KARAR NO : 2021/13056
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Bozma üzerine yapılan yargılamada, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2021 gün, 2019/183 E., 2021/24 K. sayılı hükmünün, sanıklar müdafileri ve katılanlar Durmuş ve Öznur vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında, … ve …’u kasten öldürme ve …’u kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ile katılanlar … ve … vekilinin, …, …, … ve …’u kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin, sanık … hakkında, … ve …’u kasten öldürme, …’u kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar … ve … vekilinin, … ve …’u kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, sanık … hakkında, … ve …’u kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısı ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, … ve …’u kasten öldürme, …’u kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısı ile katılanlar … ve … vekilinin, … ve …’u kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli, 2015/66 esas, 2017/166 karar sayılı hükmünün istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25/05/2018 gün, 2017/1908 Esas, 2017/2027 Karar sayılı hükmü ile ilk derece mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 1. Ceza Dairemizin 08/04/2019 gün, 2019/76 E., 2019/2107 K. sayılı ilamı ile istinaf mahkemesinin kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin bozma sonrası yeniden yapmış olduğu yargılama sonucunda sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerinde bozma nedenleri dışına bir isabetsizlik bulunmadığından; sanık … müdafiinin, sübuta ve delil yetersizliğine, sanık … müdafiinin, TCK’nin 25 ve 62. maddelerinin uygulanması gerektiğine, Cumhuriyet savcısının, sanık …’nın suça yardım eden olarak cezalandırılması gerektiğine, katılanlar Halil ve Öznur vekilinin, beraat kararlarının hatalı olduğuna ve sanık …’un azmettiren olarak cezalandırılması gerektiğine, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, sanıklara tayin edilen ceza miktarına, beraat eden sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine;
Ancak;
Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri “doğrudan doğruyalık- vasıtasızlıktır.” Bu nedenle CMK’nin 193/1. maddesinde “sanık olmaksızın yargılama olmaz” genel kuralına, istisnalarına ise aynı Kanun’un 193/2, 194/2, 195, 196, 200/1 ve 204. maddelerinde yer verilmiştir. Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, kendisinin de kabulüne bağlı olarak sanık istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapma imkanı yine CMK’nin 196/4. maddesine göre mümkün kılınmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesi cezai bir suç ile itham edilen herkesin, kendini savunma, iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme, duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercüman yardımından para ödenmeksizin yararlanması haklarını güvence altına almıştır. Buna bağlı olarak kovuşturma aşamasında;
– Genel kural, sanığın duruşmada hazır bulundurulmasıdır. Bu hak ciddi nedenlere dayalı olarak mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir.
– İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması, açık kabulüne dayalı olmalıdır.
Somut olayda, sanık …’ün bozma sonrası 05/09/2019 tarihli duruşmaya SEGBİS’le bağlandığı ve sanığın, SEGBİS aracılığıyla kendisini iyi ifade edemeyeceğini, mahkeme huzurunda savunma yapmak hususunda talepte bulunması karşısında, mahkemece yasal olmayan gerekçelerle sanığın talepleri reddedilerek, tüm yargılama süreci boyunca SEGBİS sistemi aracılığıyla sanığın duruşmalara katılmasına devam edilerek mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Mağdur-katılan …’un suç tarihinde 18 yaşından küçük olması karşısında, temel cezanın çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 82/1-e maddesi uyarınca tayin edilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 81/1. maddesi ile uygulama yapılması,
Usul ve yasaya aykırı olduğundan, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kararın sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.