YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16533
KARAR NO : 2021/6920
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı geçici ödeme talebinin kabulüne ilişkin itirazın reddine dair verilen ara kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 29/09/2012 tarihinde davalı …’in sürücüsü olduğu patpat ile müvekkilinin yolcusu olduğu, davalı Elhan’ın sürücüsü olduğu plakasız ve tescilsiz motorsikletin karıştığı kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminatın kaza, 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan (davalı … maneviden sorumlu değil) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 554,338,00 TL’ye yükseltmiştir.
Mahkemece; 15.10.2020 tarihli ara karar ile; davacı tarafın geçici ödeme talebinin kabulü ile; ödenmesine karar verilen 200.000 TL’nin davalı … yönünden dava tarihinden (10/02/2014) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ayrıca kazanın meydana geldiği tarihte geçerli ZMMS’ye göre ödenmesi gereken miktar ile sorumlu tutulmak üzere, diğer davalılar Elhan Öztürk ve … yönünden ise kaza tarihi olan 29/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı tarafça karara itiraz edilmesi üzerine mahkemece 12.1.2021 tarihli ara karar ile; davalı kurum vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, ara karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Geçici ödeme Borçlar Kanunu’nun 76. maddesinde “Zarar gören iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği taktirde hakim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminattan mahsup edilir. Tazminata hükmedilmezse hakim davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir.
HMK’nın 389/1. maddesine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.”
Geçici ödeme ihtiyati tedbir niteliğindedir. Bu nedenle; ihtiyati tedbir talebine ilişkin kararın, 6100 sayılı HMK. nun yürürlükte olduğu dönemde ittihaz olunduğu açıktır. HMK. nun 341. maddesi “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir. Ancak, aynı kanunun geçici 3. maddesi ile de “Bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında kanunun geçici 2.maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü getirilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığa 1086 sayılı HUMK.nun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı sonucuna varılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında temyiz olunan ara kararın incelenmesi neticesinde ihtiyati tedbire ilişkin olması ve kararın temyizi sebebiyle aşağıdaki değerlendirme yapılmıştır.
HUMK’nın 427. maddesine göre temyiz, mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı başvurulacak kanun yoludur. İhtiyati tedbir kararı ise, geçici nitelikte bir önlem olup durum ve şartların değişmesi halinde değiştirilebileceğinden, buna ilişkin mahkeme ara kararının temyiz edilme olanağı 1086 sayılı HUMK ve 6100 sayılı Kanunun ek 3. maddesine göre olmadığından, davalı vekilinin geçici ödemeye ilişkin ara karara yönelik temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin geçici ödemeye ilişkin TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.