YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1455
KARAR NO : 2021/16770
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen adli para cezalarına ilişkin hükümlerin cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazının nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Suç tarihinde 15-18 arası yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesine aykırı şekilde sosyal inceleme yaptırılmadan ve yaptırılmama gerekçesi de gösterilmeden hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocukların 18 yaşını doldurduğu 15/10/2015, 26/11/2015 ve 10/03/2016 tarihli oturumlarda duruşmanın açık yerine kapalı yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 182/1. maddelerine aykırı davranılması,
3-Kısa kararın açıklandığı oturumda suça sürüklenen çocuk …’in … H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunduğu, duruşmadan vareste tutulması yönünde bir istemi bulunmayan suça sürüklenen çocuk …’in 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesi gereğince duruşmaya getirtilerek, esas hakkındaki savunması sorulduktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması;
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazının nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde … iline hiç gitmediği yönünde savunmada bulunduğu gözetilerek; suça sürüklenen çocuğun değişik cephelerden çektirilecek teşhise elverişli boy fotoğrafları temin edilerek mevcut kamera görüntülerindeki kişinin suça sürüklenen çocuk olup olmadığının, bilirkişi marifetiyle, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan, Polis veya Jandarma Kriminal Daire Başkanlığından alınacak rapor ile suça sürüklenen çocuğa ait telefon hattının HTS kayıtları getirtilip, tereddüde mahal vermeyecek şekilde olay yerinde olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Suç tarihinde 15-18 arası yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesine aykırı şekilde sosyal inceleme yaptırılmadan ve yaptırılmama gerekçesi de gösterilmeden hüküm kurulması,
3-Suça sürüklenen çocukların 18 yaşını doldurduğu 15/10/2015, 26/11/2015 ve 10/03/2016 tarihli oturumlarda duruşmanın açık yerine kapalı yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 182/1. maddelerine aykırı davranılması,
4-5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143/1. maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, suça sürüklenen çocuk …’ın istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.