YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2809
KARAR NO : 2021/13454
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten ödürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, tehdit, hakaret
SUÇ TARİHLERİ : 22/05/2013, 08/06/2013, 27/09/2013
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında:
a) Maktul …’ı kasten öldürme suçundan; TCK’nin 81/1, 29, 62, 53, 54, 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası
b) Katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; TCK’nin 81/1, 35, 29, 62, 53, 54, 63 ve CMK’nin 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e karşı 22.05.2013 ve 08/06/2013 tarihlerindeki eylemleri nedeniyle:
a) TCK’nin 86/2, 86/3-e, 29, 31/3, 50/3, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezası
b) TCK’nin 106/1-1.cümle, 43, 29, 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası
c) TCK’nin 125/1, 29, 31/3, 50/3, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezası
3) Sanık … hakkında katılan …’e karşı 27.09.2013 tarihindeki eylemleri nedeniyle:
a) TCK’nin 86/2, 53. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası
b) TCK’nin 125/1-4, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezasına mahkumiyet
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … müdafii tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık ve müdafiine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, sanık ve müdafiinin belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından, duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Katılan sanık … müdafiinin temyiz dilekçelerinin içeriğine göre sadece sanık sıfatı ile … hakkında kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği, katılan sanık …’nin ise katılan sanık sıfatı ile kurulan hükümlerin tamamını temyiz ettiği anlaşılmakla bu kapsamda inceleme yapılmıştır.
…’in 22/05/2013 ve 08/06/2013 tarihlerinde işlediği suçlar yönünden 18 yaşından küçük olup “suça sürüklenen çocuk” sıfatına, 27/09/2013 tarihinde işlediği suçlar yönünden ise 18 yaşını tamamladığından “sanık” sıfatına sahip olduğu anlaşılmakla;
1) Sanık … hakkında katılan …’ye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin katılanın temyiz istemi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e karşı 22/05/2013 ve 08/06/2013 tarihlerinde işlediği kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst haddine göre, suç tarihleri olan 22/05/2013 ve 08/06/2013 ile inceleme tarihi arasında, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/3-4. maddelerinde öngörülen “7 yıl 12 aylık” olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412
sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3) Sanık … hakkında maktul …’ı kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Maktul …’nın açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılmış ise de; bu husus mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden ve yine sanık hakkında hüküm kurulurken maktulün adının “Barışcan” yerine “…” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edildiğinden,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üzerlerine atılı suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliğini tayin, haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; sübuta, öldürme kastı bulunmadığına, meşru müdafaaya vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’e karşı 27.09.2013 tarihinde işlenen kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen “basit yaralama” suçu ile TCK’nin 125/1. maddesinde düzenlenen “hakaret” suçunun uzlaşmaya tabi olduğu, 27.09.2013 tarihinde işlenen bu suçların uzlaşmaya tabi olmayan başka bir suçla birlikte işlenmedikleri, katılan … soruşturma aşamasında uzlaşmayı kabul ettiğini beyan ettiği halde, sanık …’ye soruşturma ve kovuşturma aşamasında uzlaşmayı kabul edip etmediğinin sorulmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince sanık ve katılan arasında uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un
33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.