YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6724
KARAR NO : 2021/9272
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kat maliklerinin sanığın kahvehane işletmesine muvafakatları bulunduğuna dair 19.10.2011 tarihli belgeyi sahte olarak düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunun işlediği iddia ve kabul olunan olayda;
1) 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 24/2 maddesinde yazılı “Anagayrimenkulün, kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde …., kahvehane,…., ancak kat malikleri kurulunun oy birliği ile vereceği kararla açılabilir”hükmü gereğince yapılan incelemede söz konusu yeri kiralayan ve tanık olarak dinlenen …’nun beyanına göre 2 adet dükkan ve 2 adet mesken’in bulunduğunu bildirdiği, dosya arasında bulunan kat malikleri listesinde …’na ait 3 dükkan 2 mesken olduğunun tespit edilmesi karşısında; sanığa kiralanan yerin niteliği tespit edilerek,
a)Mesken olarak tespit edilmesi halinde tüm kat maliklerinin oy birliği gerekeceğinden suça konu belgenin hukuki sonuç doğurmayacağı bu nedenle özel belgede sahtecilik suçunun oluşmayacağı,
b) Dükkan veya depo olması halinde kat maliklerinin muvafakatının gerekip gerekmeyeceğinin araştırılarak, kat maliklerinin oy birliği ile muvafakatı gerekli ise suç oluşmayacağı, kat maliklerin muvafakatı gerekli değil ise yine faydasız sahtecilik niteliğinde olabileceğinin göz önünde bulundurularak,
Sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Kabule göre de;
a)TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceği nazara alındığında sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, TCK‘nin 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bozulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 26.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.