YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4348
KARAR NO : 2021/9550
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İcra Memur Muamelesini Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazlarının reddi ile;
Alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, iflas erteleme tedbir kararının yalnızca asıl borçlu şirket hakkında verilmesi nedeniyle ipotekli taşınmazların malikleri hakkında uygulanamayacağını ileri sürerek icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına dair kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği,ilk derece mahkemesince ,bir borçlu yönünden verilmiş tedbir kararının diğer borçluya da sirayet ettiğinin kabulü gerekeceği belirtilerek şikayetin reddine hükmedildiği, bu karara karşı alacaklı yanca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 179/b-2. maddesi gereğince, borçlu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. Ancak, aynı madde hükmüne ve ihtiyati tedbir kararına göre, ipotekli taşınmazın satışı gerçekleştirilemez. Ne varki, burada çözümlenmesi gereken sorun, hakkında tedbir kararı verilen asıl borçlunun değil, hakkında tedbir kararı bulunmayan ipotekli taşınmaz malikleri olması halinde, İİK’nun 179/b-2. maddesi uyarınca satışın yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.
İİK’nun 149. maddesinde; “İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise ayrıca bunlara birer icra emri gönderir” hükmüne yer verilmiştir. Yine İİK.nun 150/ı maddesinde; “Borçlu cari hesap veya kısa orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi …” krediyi kullandıran tarafın başvurusu üzerine ve anılan maddede yazılı koşulların oluşması halinde “icra müdürü 149. maddesi uyarınca işlem yapar …” hükmü yer almaktadır.
İİK’nun 149. maddesi içeriğinden, asıl borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Şu halde, asıl borçlu hakkında iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararının, hem söz konusu kararın niteliği gereği, hem de zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle, ipotekli taşınmaz maliki yönünden de sonuç doğuracağının kabulü gerekir.
Somut olayda,Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/1137 Esas sayılı dosyasından verilen 18/12/2015 tarihli tedbir kararı ile “İİK 179/A maddesi gereğince … İnoks … Ltd. Şti.nin mal varlığının korunması için yapılmış ve yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına (icra takibi, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, haciz, tahliye, teslim, takas, temlik, mahsup, protesto, hapis hakkı ve blokaj kayıtları ile rehinli alacaklarına ilişkin satış ve muhafaza tedbirlerinin durdurulmasına)” karar verilmiştir. Bilahare 17/05/2016 tarih 2016/480 nolu karar ile “davanın kabulü ile İİK 179/a ve 179/b maddeleri uyarınca davacı şirketin iflasının 17/05/2016 tarihi itibariyle bir yıl süre ile ertelenmesine, erteleme süresi içerisinde davacı şirket aleyhine İİK. 206 maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar hariç olmak üzere 6183 sayılı Yasaya göre yapılacak takipler de dahil olmak üzere hiçbir icra takibinin yapılamayacağına ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehni ile temin edilen alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabileceğine, başlamış takiplere devam edilebileceğine, bu takipler nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamayacağına ve rehinli malların satışının gerçekleştirilemeyeceğine” karar verildiği, icra dosyasında asıl borçlu … İnkos Medikal Hastane Ekipmanları Endüstriyel Krom Çatı ve Cephe Havalandırma Isıtma Soğutma Elektrik Makina Tarım Hayvancılık İnş. İmalat İth. İhr. Tic. Ltd. Şti., ipotekli taşınmazların maliklerinin ise … olduğu, ipotekli taşınmaz malikleri … hakkında verilmiş iflas erteleme veya ihtiyati tedbir kararı bulunmasa da, takip, asıl borçlu şirketin borçlarından dolayı ve sözkonusu şirket lehine verilen ipoteğe dayalı olarak başlatıldığından, iflas erteleme kararı ve devam eden ihtiyati tedbirler kapsamında, iflas erteleme süresi içinde muhafaza tedbirleri ve satış yapılamayacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak şikayete konu 15.05.2018 tarihli müdürlük kararında “…….iflas erteleme tedbir kararı gereğince dosyanın durdurulmasına” karar verildiği, verilen tedbir kararında rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabileceğine, başlamış takiplere devam edilebileceğine, bu takipler nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamayacağına ve rehinli malların satışının gerçekleştirilemeyeceğinin açık olduğu anlaşıldığından icra müdürlüğünce yalnızca satış ve muhafaza tedbirleri yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takibin tümden durdurulmasının hatalı olduğu açıktır.
O halde, ilk derece mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile şikayete konu müdürlük kararının asıl borçlu ve ipotekli taşınmazların malikleri yönünden sadece satış ve muhafaza tedbirlerinin durdurulması şeklinde anlaşılması yönünde karar verilmesi gerekirken şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç : Alacaklının temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi’nin 16.02.2021 tarih ve 2020/960 E. – 2021/336 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA ve Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 06.02.2019 tarih ve 2018/554 E.- 2019/87 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 02/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.