YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14807
KARAR NO : 2021/4552
KARAR TARİHİ : 14.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : 1-… 2-… 3-…
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili,müvekkillerinin murisi … …’nın Halk Bankasından kredi kullandığını, bu kredinin kullandırılması sırasında 14/08/2007, 22/09/2011, 28/10/2014 tarihli 3 ayrı hayat sigortası poliçesi tanzim edildiğini ve poliçe primi tahsil edildiğini, poliçede müvekkillerinin murisinin sigortalı Halk Bankasının da lehtar konumunda olduğunu, vefat eden sigortalının kredi borcunun ödenmesi için bankaya başvuru yapıldığını olumlu sonuç alınamadığından bahisle ihtarname gönderildiğini, vefat eden sigortalının Halk Bankası Söke Şubesinde çektiği kredi sırasında yapılan hayat sigorta poliçesindeki 20.000,00 TL’nin (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ile yapılan yargılama sonucunda davanın HMK’nun 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, sigorta poliçesinin dava dışı banka tarafından açılan krediye teminat olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kredi borcu ödenmemiş ise sigorta bedelini talep hakkı öncelikle bankaya ait olup, ancak artan kısım varsa davacıların bunu istemesi mümkündür. Yani, kredi borcunun poliçe teminatından daha düşük miktarda olduğu durumda kredi borcunun artan kısım için bankanın onayına ihtiyaç bulunmamaktadır.
Mahkemece Dava dışı bankadan davaya muvafakatı olup olmadığı, kredi borcuna ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı veya borç devam ediyorsa ne kadar kredi borcu kaldığı sorulmadan,eksik inceleme ve araştırma ile bankanın davaya muvafavakatının bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmamıştır.
Temyiz incelemesine gönderilen dosyada 17. Hukuk Dairesinin 2019/3881-2020/8862 sayılı geri çevirme kararı ile Sigortalı murisin kredi borcunun vefat tarihi olan 06.07.2014 tarihi itibariyle ne kadar olduğu, dain-mürtehin kaydının devam edip etmediği, kredi ödemesi varsa ne kadarının kim tarafından ödendiği, ödenmeyen taksitler var ise hangi aylara ilişkin ve ne kadar olduğu kredi ile ilgili icra takibinin hangi aşamada olduğu sorulup belgelendirilmesi istenmiş,mahkemece banka ile yapılan yazışma sonucunda 17/12/2014 tarihinde ana para borcunun 11.018,44 TL olduğu, davacılar hakkında başlatılan icra takibine itiraz üzerine duran takibin devamına yönelik açılan İtirazın iptali davasında Söke Tüketici Mahkemesi’nin 2017/779 E.-32019/405 K. sayılı ilamı ile hayat sigortası yapılmış olması durumunda, bankanın poliçe limitleri dahilinde kalan kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesinin zorunlu ve mirasçılar hakkında dava açılabilmesinin ön şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği, kredi borcunun da bir kısmının muris tarafından ödendiği ekli belgelerden anlaşılmıştır.
Buna göre kredi/borç miktarı dışında kalan bakiye teminat miktarı yönünden davacının bu poliçeye/miktara dayalı olarak talep hakkı bulunduğu gözetilerek öncelikle kredi borç miktarının sorulması sonucuna göre de yargılamanın geldiği aşamaya kadar güncel kredi borç miktarının belirlenmesi için mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak kredi borcuna ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı, ne kadarının kim tarafından ödendiği poliçede belirtilen vefat teminatı tutarından bankaya olan güncel borç miktarı çıkarıldıktan sonra, mirasçıların kalan tazminatı talep etme hakkı olduğu hususları da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 14/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.