YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3663
KARAR NO : 2021/11411
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No : 2020/932-2020/2118
İlk Derece
Mahkemesi : Bakırköy 19. İş Mahkemesi
Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33.Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, davalı nezdinde 10.03.1992- Temmuz 1992 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini talep etmiş, ön inceleme duruşmasında talebini sigortalılık başlangıç tarihinin 10.03.1992 tarihi olarak tespiti olarak değiştirmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davanın kabulü” ile “davacının dava dışı 727111 sicil numaralı İsmet Yıldız ünvanlı işyerinde 10/03/1992 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret üzerinden sigortasız çalıştığının tespitine,” karar verildi.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, usul ve esas açısından İlk Derece Mahkemesi kararını yerinde bularak “davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili; eksik araştırma ve inceleme neticesi karar verildiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/son maddesindeki: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir.
Hükümler, davayı esastan çözümleyen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır. Hüküm ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erer ve hüküm kesinleşince artık o uyuşmazlık hakkında yeni bir dava açılamaz. HMK’nun 297/son maddesi gereğince hüküm fıkrasının açık olması taraflara bahşedilen vazife ve haklar, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde yazılmalı, hüküm infazı kabil olmalıdır. Dava açıldığı tarihteki şartlara göre karara bağlanmalı, şarta bağlı ve terditli hüküm kurulmamalı, hüküm fıkrasında asıl taleple birlikte yardımcı talepler hakkında da karar verilmelidir.
Somut olayda, davacı tarafın isteminin sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti olduğu anlaşılmakla Mahkemece yanılgılı olarak davacının asıl talebinin dışına çıkarak “1 günlük hizmet tespiti” şeklinde karar verilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup bu durum bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün 1 numaralı bendinin silinmek suretiyle yerine gelmek üzere “1- Davacının davasının Kabulü ile, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10/03/1992 tarihi olduğunun tespitine,” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.