Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/1876 E. 2021/15951 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1876
KARAR NO : 2021/15951
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında TCK’nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin kolluktaki beyanında aracının kapı ve camlarının kilitli olduğunu, aracının yanına döndüğünde aracının sağ arka camının kırık olduğunu ve aracının bagajındaki fotoğraf çantası ve bu çantanın içerisinde bulunan fotoğraf makinesinin ve bu makineye ait 3 adet lensin, diz üstü bilgisayarının, nüfus cüzdanı ile ehliyetinin ve aracın ruhsatının çalınmış olduğunu gördüğünü beyan etmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nın 142/2-h maddesiyle uygulama yapılması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Hükmün esasının oluşturan kısa kararda sanık hakkında mala zarar verme suçu nedeniyle CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm kısmında CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmek ve ayrıca dosya ile ilgisiz TCK’nın 191/1. maddesi kapsamında karara yer verilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması,
Kabule göre de;
a-T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretinin sanıklardan alınmasına
hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
b-5237 sayılı Yasanın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrer olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 20/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.