Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9640 E. 2021/4524 K. 13.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9640
KARAR NO : 2021/4524
KARAR TARİHİ : 13.09.2021

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; 01/01/2015 günü 55 SE 133 plakalı davalıya ait aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde … ile sigortalı olduğunu, davalıya ait araç 140 promil alkollü sürücü …. idaresindeyken, …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kusurlu bulunan araç sürücüsü …’ın açılan ceza davasında bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, … Genel Şartları B.4.a maddesi uyarınca tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi nedeniyle davalı sigortalıya rücu şartının gerçekleştiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada bilinçli taksirle hareket ettiğinin ve ağır kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, müvekkili şirketin üçüncü kişilere yapmış olduğu ödemelerin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; kazanın müvekkili işletenin araç sürücüsünün kusuru dışında kazada vefat eden …’ın da kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 18/06/2015 tarihli kusur raporuna göre sürücü Cevdet’in %90 oranında asli kusurlu, sürücü Furkan’ın % 10 oranında tali kusurlu olduğunun belirlendiği, ağır kusur kavramının özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade ettiği, davaya konu kazada davalı sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi halinde dahi bu durumun başlı başına kasıtlı ya da ağır kusuru bulunduğu anlamına gelmeyeceği, alkollü araç kullanma ceza yargılamasında bilinçli taksir halini oluştururken hukuk yargılamasında
aranılan ağır kusur durumuna karşılık gelmediği, ayrıca ağır kusur durumunun değerlendirilmesi bakımından alınan bilirkişi raporunda kazanın salt alkolün etkisi ile de gerçekleşmediğinin belirlendiği, sigorta genel şartların B.4. maddesinin “a ve d” bentleri uyarınca sigortalıya rücu şartlarının gerçekleşmediği, davacının yaptığı ödemelerin poliçe kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, aşağıda dökümü yazılı 4,90TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.