YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2819
KARAR NO : 2021/18096
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıkların, katılanı arayarak kendilerini banka yetkilisi olarak tanıtarak annesinin kızlık soyisminde yanlışlık olduğunu ve bunu düzeltmesi gerektiğini söyledikleri, bunun üzerine katılanın banka şubesine giderek bu durumu sorduğu, oradaki görevlinin bir şey olmayacağı cevabı üzerine bankadan ayrıldığı, bankadan çıktıktan sonra yine aynı numaradan arandığı, telefondaki şahsın kredi kartı ile ATM’den giriş yapmasını istediği, giriş yaptıktan sonra telefondaki şahsın yönlendirmesiyle işlemler yaptığı, sonra telefonuna mesaj gelmesi üzerine evet yazarak geri gönderdiği, bu işlemler sebebiyle hesabından 1.370 TL havale işlemi yapıldığı anlaşılmakla, sanıkların eylemlerinin TCK’nın 158/1-f maddesinde yazılı “Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” dolandırıcılık suçunu ve hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1 maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen suç tarihi itibarıyla 158/1-f maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı, bu nedenle sanıkların eylemlerinin Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevine girdiği bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 142/2-e maddesinden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 01.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.