YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11200
KARAR NO : 2021/16973
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla kasten yaralamaya teşebbüs, silahla kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Müşteki sanık …’ün, müşteki sanık …’e yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs; müşteki sanık …’ün müşteki sanık …’e yönelik silahla kasten yaralama; müşteki sanık …’in müşteki sanık …’e yönelik silahla kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 (dahil) TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, müşteki sanık … hakkında 1.100 TL, müşteki sanık … hakkında 2.240 TL ve müşteki sanık … hakkında 3.000 TL olarak ayrı ayrı tayin edilen adli para cezalarına ilişkin hükümlerin, cezaların türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca müşteki sanıklar … ve … ile müşteki sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Müşteki sanık …’ün müşteki sanık …’a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama; müşteki sanıklar …, … ve … ile sanıklar …, … ve …’in müşteki sanıklar … ve …’e yönelik birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Müşteki sanık …’ün müşteki sanık …’a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak anılan maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun müşteki sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli kararın iddia kısmında olayla ilgisi olmayan … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.11.2014 tarih ve 2014/7785 Esas sayılı iddianamesindeki olayın gösterilmesi,
2-İddianame ile talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan müşteki sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 87/3. maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesine aykırı davranılması,
3-Müşteki sanık …’ın da aralarında bulunduğu toplam 7 kişinin müşteki sanık …’e ait işyerine giderek somut olayda ödenmesi gereken herhangi bir borç da bulunmadığı halde … ve …’e hitaben “bu borcu ödeyeceksiniz, ödemezseniz öldürürüz, gerekirse sıkarız” şeklinde sözler söyleyip para istedikleri ve işyerinden ayrılmalarından sonra taraflar arasında çıkan kavgada …’ın ve …’ın da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıklarının anlaşılması karşısında; TCK’nın 3. maddesi gereğince orantılılık ilkesi gözetilerek TCK’nın 29. maddesi gereğince yasada sanık lehine en üst sınır olan (3/4) oranda indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde sanık aleyhine en alt sınır olan (1/4) oranında indirim yapılarak müşteki sanık …’a fazla ceza tayin edilmesi,
4-Güncel sabıka kaydına göre de halen herhangi bir sabıkasının bulunmadığı anlaşılan müşteki sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/6 ile 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddelerinde yer alan ölçütlerin karar yerinde tartışılarak değerlendirilmesi gerekirken, sanık hakkında TCK’nın 50/1. maddesindeki ölçütler ile birlikte “geçmişteki hali” de gerekçe gösterilerek yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile CMK’nın 231 ve TCK’nın 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-Sanık …’in müşteki sanıklar … ve …’e yönelik birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak:
Müşteki sanıklar … ve …’ün olay öncesinde tanıdıkları sanık …’in olay günü olay yerinde olmadığını beyan etikleri, sanık …’in aşamalarda alınan savunmasında diğer sanıkları tanımadığını, müşteki sanık …’ın işyerine adam göndermediğini, …’ın oğlu …’ın da kardeşi olan …ile aralarında önceye dayalı darp olayının yaşandığını söylediği, hazırlık aşamasında dinlenen tanık …’ün de sanık …’e 400 TL borcunun olduğunu, bu borcu da aylar öncesinde sanığa ödediğini belirttiği, dosya kapsamına göre sadece sanıklardan müşteki sanık …’in kolluk ifadesinde sanık …’in de yanlarında olduğunu söylediğinin anlaşılması karşısında; sanık …’in atılı suçu işlediğine ilişkin müşteki sanık …’in atfı cürüm niteliğindeki kolluk ifadesi dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı halde, üzerine atılı suçtan beraati yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c-Sanık …’in müşteki sanıklar … ve …’e yönelik birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak:
Dosya kapsamına göre; müşteki sanık … ile sanıklar … ve …’in yanlarında bir kişi daha olduğu halde olay günü saat 12:45’de müşteki sanık
…’e ait işyerine gittikleri, sanıklar … ve …’ın kolluk ifadelerine göre 4. kişinin de hakkında dava açılmayan … olduğu, müşteki sanık …’ın 4 erkek şahsın kendisini işyerinin dışına çağırıp, kardeşi …’den 2.500 TL alacaklarının olduğunu, kendisinin ödemesi gerektiğini, aksi takdirde “sonu kötü olur” diyerek tehdit ettiklerini söylediği, ancak …’a yönelik bu eylemin iddianameye konu edilmediği, sanık …’ın kolluk ifadesine göre; iddianameye konu saat 19:06-19:08’de arasında gerçekleşen olayın meydana geldiği sırada işyerine gitmediğini, sadece 12:45 sıralarında gittiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle sanık …’in, duruşmada hazır edilerek müşteki sanıklar … ve … ile tanık …’e canlı olarak teşhis işleminin yaptırılması, bu mümkün olmadığı takdirde sanık …’ın önden, profilden ve boydan çekilmiş fotoğraflarının müşteki sanıklar ile tanığa gösterilerek teşhis işleminin yapılması, gerektiğinde sanığın önden, profilden ve boydan çekilmiş fotoğrafları ile olay anına ait kamera görüntülerinin Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderilerek, iddianameye konu olan eyleme ilişkin olarak olay günü saat 19:06-19:08’de müşteki sanık …’a ait işyerine giden şahıslar arasında sanık …’in de olup olmadığının karşılaştırılmasına yönelik rapor aldırılması gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
d-Müşteki sanıklar …, … ve … ile sanık …’in müşteki sanıklar … ve …’e yönelik birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak anılan maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Tekerrüre esas sabıkası bulunan müşteki sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müşteki sanıklar …, … ve … ile sanık …’in müşteki sanık …’ün işyerine olay günü geceden kabul edilen saat 19:06’da giderek, müşteki sanık … de işyerinde bulunduğu sırada, …’ın oğlu …’ın da kardeşi olan …’ün sanık …’e herhangi bir borcu da olmadığı halde, müşteki sanıklar … ve …’a hitaben “bu borcu ödeyeceksiniz, ödemezseniz öldürürüz, gerekirse sıkarız” dedikleri, güvenlik kamerası kayıtları ile tanık …’in beyanına göre taraflar arasında yaşanan darp olayının işyeri içerisinde geçen bu konuşma sırasında gerçekleşmediği, saat 19:07’de müşteki sanıklar …, … ve … ile sanık …’ın işyerinden ayrılmalarından sonra, müşteki sanık …’ın eline sopa, müşteki sanık …’ın da eline keser alarak müşteki sanıklar ile sanığın arkalarından gittikleri olayda; müşteki sanıklar …, … ve … ile sanık …’in eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c-d-h ve 35/2. maddeleri uyarınca “nitelikli yağmaya teşebbüs” suçuna uyduğu gözetilmeyerek, suç vasfında hata yapılarak TCK’nın 106/2-c maddesinde tanımlanan “birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit” suçundan hüküm kurulması,
2-Gerekçeli kararın iddia kısmında olayla ilgisi olmayan … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.11.2014 tarih ve 2014/7785 Esas sayılı iddianamesindeki olayın gösterilmesi,
Kabule göre de;
3-TCK’nın 106/2-c, 43/1-2. maddeleri uyarınca hesaplanan 2 yıl 6 ay hapis cezasından TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini
Bozmayı gerektirmiş, müşteki sanıklar …, … ve … müdafiileri ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, müşteki sanıklar …, … ve … ile sanık …’in müşteki sanıklar … ve …’e yönelik eylemlerine ilişkin olarak; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından müşteki sanıklar ile sanığın kazanılmış haklarının korunmasına, 02.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.