YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3404
KARAR NO : 2021/6002
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 30/05/2020 tarih ve 2020/İHK-11051 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı … nezdinde … poliçesi ile sigortalı bulunan, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın, 27/02/2013 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 18.950,00 TL maluliyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23/12/2019 tarihli dilekçesiyle talebini 39.950,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; taleple bağlılık ilkesi uyarınca başvuran vekili tarafından talep edilen 39.950,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin kabulüne, Halk Sigorta A.Ş’den tahsili ile …’a ödenmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalı … vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu kaza;olay tarihinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki dolmuşta yolcu olarak bulunan davacının, henüz araç durmadan aşağıya inmeye çalıştığı sırada açık olan kapıdan kaldırıma düşmesi şeklinde meydana gelmiştir.
Kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında,davalıya sigortalı araç sürücüsünün,aracını durdurmadan kapısını açması nedeniyle KTK’ nun 58. maddesinde düzenlenen inme, binme,indirme bindirme kuralını ihlal ettiği ve kusurlu olduğu, davacı yolcu …’ın aracın durmasını beklemeden sürücü tarafından açılan kapıdan inmesi nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Kusur durumunun tespiti için, söz konusu kazaya ilişkin olarak ceza yargılamasının yapıldığı Sakarya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/272 E.-2013/976 K. sayılı dosyasında alınan, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/01/2013 tarihli rapora göre; kazanın meydana gelmesinde, davalıya sigortalı araç sürücüsünün,davacı yolcuyu aracına aldıktan sonra kapısını kapatmadan seyrine devam ettiği için, gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle tali kusurlu olduğu;davacı yolcu …’ın, araç henüz durmadan ayağa kalkarak,açık olan kapıdan inmeye çalışması nedeniyle asli kusurlu olduğu belirlenmiş, ceza mahkemesince davalıya sigortalı araç sürücüsü …’ın tali kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş, Ceza Mahkemesi kararı temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince Kemal Yurdusever’den alınan 26/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda;davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK’nun 110. maddesinde düzenlenen “araç durmadan kapı açmak” ve “kapıların kapanmasını beklemeden hareket etmek yasaktır” kuralını ihlal ettiği için %100 oranında kusurlu olduğu;davacı …’ın toplu taşıma araçlarında ayakta da seyahat edilebilir olması sebebiyle,kapı açık olmadığı sürece yolcunun ineceği yere yaklaştığında ayağa kalkmış olmasının tek başına kazaya neden olmayacağı bu nedenle kusurunun bulunmadığı,ancak açık olan kapının önünde ayakta durduğunda aracın sarsılması ile düşebileceğini öngörerek sıkıca tutunması ve kapının açık olması nedeniyle araç durmadan inmek için harekete geçmemesi gerekirken kendi can güvenliği açısından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı , belirlenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan aktüerya raporunda da davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılaması aşamasında alınan kusur raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden 26/11/2019 tarihli raporda belirlenen kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dosyanın, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile tarafların kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünden dosyada bulunan raporların değerlendirildiği,ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre,temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar dikkate gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3-Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 39.950,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 5.992,00 TL vekalet ücreti hükmedilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin davacı yararına 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi, İtiraz Hakem Heyetince davalının bu yöndeki itirazlarının kabulü gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 04/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.