YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/23730
KARAR NO : 2020/10351
KARAR TARİHİ : 25.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına ilişkin mahkemenin gösterdiği gerekçe yerinde ve yasal olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının miktarı itibariyle infaz sırasında Cumhuriyet Savcılığınca 4 takside bağlanarak ödenmesine karar verilmesi mümkün görülmekle yerel mahkemece adli para cezasının taksitlendirilmesi hususunda karar verilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık ve müdafiinin, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.02.2020 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Hükmün açıklanmasının ertelenmesi kurumunu kabul edip etmemek sanığa muhakemede tanınan bir haktır. Sanık böylelikle anılan kurumun hukuki sonuçlarını gözeterek kabul edip etmeme yönünde iradesini ortaya koyacak ve yargılama makamı da buna göre muhakemeyi yürütecektir. Kurumun uygulanmasının sanığın kabulü şartına bağlanmasının amacı, masumiyet karinesinin muhakemede gerçekleşmesini sağlamaktır.
Sanığa hükmün açıklanmasının ertelenmesini kabul edip etmediği duruşma evresinin sonunda hüküm evresine geçilmeden sorulmalıdır. Böylelikle, varsa soruşturma evresinde toplanmamış olan delillerin toplanmasının yolu açılacak; öte yandan daha duruşmanın başında hükmün açıklanmasının ertelenmesini sanığın kabul etmiş bulunması durumunda “sanığın suçu işlediği için hükmün açıklanmasını kabul ettiği, bu sebeple tüm delilleri eksiksiz toplamaya gerek bulunmadığı, nasıl olsa hüküm de verilmeyeceği dolayısıyla erteleme kararının da istinaf veya temyiz yolunda denetlenmeyeceği” şeklinde bir ön yargının hakimin zihninde oluşması ihtimali de ortadan kalkacaktır.
CMK.nın 231/5 vd. maddesinin ilk halinde anılan Kanunun uygulanması sanığın kabulü şartına bağlı tutulmamış iken; bu konu yoğun şekilde eleştirilmiş idi. Savunma hakkı ve suçsuzluk karinesi bağlamında haklı eleştirileri gözeten kanun koyucu 22 Temmuz 2010 tarihinde 6008 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile kanunun uygulanmasını sanığın kabulü şartına bağlamıştır. Hal böyle iken, muhakemede sanığa hiç sorulmadan suç şüphesi altındaki bireye tanınmış yasal hak olan bir kanunun uygulanıp uygulanmaması konusunda hakimin takdir hakkını hiçbir sınırlamaya ve denetime tabi olmaksızın uygulaması şeklinde bir uygulamayı kabul etmek; ceza muhakemesi hukukunun temel ilkeleri, Anayasa, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel hakları yok saymak; adeta tanımamak ile eş anlamlı olabilecektir.
Açıklanan nedenlerle kabu edip etmediği sanığa hiç sorulmaksızın hakkında hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararının uygulanmaması, adil yargılama hakkına ve ceza muhakemesinin temel ilkelerine açıkça ayrılık oluşturulacaktır. Anılan gerekçelerle, sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum. 25.02.2020