YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30162
KARAR NO : 2021/24612
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
KARAR
Birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan sanıklar …, … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2. ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2014 tarihli ve 2014/35 esas, 2014/49 sayılı kararına karşı yapılan itirazların reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 02/12/2014 tarihli ve 2014/885 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında;
“Dosya kapsamına göre, sanıkların olay tarihinde katılanlar … ile …’ın bulunduğu eve ellerindeki silahlar ile girerek, müşteki …’ı ”eğer onlar ceza alırsa, biz de seni öldürürüz, yaşatmayız” şeklinde tehdit etmelerini takiben, müştekinin çocuklarının içeriye girmesi üzerine, bu kez sanıkların ellerinde bulundurdukları silahları bellerine saklayarak içerideki odada yatan müşteki …’ın odasına girerek ”mahkemede doğruyu söylemeyeceksin, yoksa seni öldürürüz” biçiminde tehdit etmeleri şeklinde gerçekleşen somut olay neticesinde, … Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2014 tarihli kararı ile sanıkların katılan …’a yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyetlerine, katılan …’a yönelik eylemleri sebebiyle de ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın verilen mahkumiyet hükümleri nedeniyle temyiz edilmesi üzerine, … 4. Ceza Dairesinin 17/06/2020 tarihli ve 2016/3325 esas, 2020/7052 karar sayılı ilamı ile “Sanıkların ellerinde bulunan tabancalar ile katılan …’ı tehdit etmelerinin ardından tabancalarını bellerine takarak katılan …’ın uyuduğu odaya girerek katılan …’ı ölümle tehdit etmeleri biçiminde gerçekleştiği iddia ve kabul edilen olayda, sanığın katılanları kısa zaman aralığı içinde, aynı olay nedeniyle ve aynı suç kastı ile tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/2. maddesinin uygulanma ihtimalinin tartışılması gerektiği gözetilmeyerek, katılan sayısınca mahkumiyet hükmü kurulduğu” gerekçesiyle bozulmasını müteakip, davanın … Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/66 esasına kayden devam ettiği, henüz bir karar verilmediği ve sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kanunu yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmakla,
Sanıkların müştekilere yönelik eylemlerini kısa bir zaman dilimi içerisinde, kesintiye uğramaksızın, aynı suç kastı ile hareket ederek gerçekleştirdikleri cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, her bir katılana yönelik eylemlerin için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:,
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için, anılan maddenin 6. fıkrasında belirtilen objektif ve subjektif koşulların bulunması ve öncelikle sanığın isnad edilen suçu işlediğinin yapılan yargılama sonucu belirlenmesi gerekmektedir.
CMK’nın 231. maddesinin 12. fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir.
Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı CMK’nın 267 ila 271. maddeleri, arasında düzenlenmiş olup “İtiraz olunabilecek kararlar” başlıklı 267. maddesinde; “Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir” şeklindeki düzenlemeye göre, kural olarak sadece hakim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.
CMK’nın 270 ve 271. maddelerine göre, itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız ve dosya üzerinden yapılacak, merci gerekli görürse Cumhuriyet savcısı, müdafii veya vekili de dinleyebilecektir. Bunun yanında merci, yazı ile cevap verebilmesi için itiraz istemini Cumhuriyet Savcısı ve karşı tarafa bildirebilecek, kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda istek de bulunabilecektir.
CMK’nın itirazla ilgili yukarıda yer verilen maddelerinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik itirazın yalnızca şekil yönünden inceleneceği, esasın inceleme dışı bırakılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
… Ceza Genel Kurulu da 22/01/2013 tarih ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında; “İtiraz mercii, … Cumhuriyet Savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK’nun 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” şeklindeki gerekçesiyle itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar vermiştir.
Ancak;
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, … Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak … ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; sanıklar hakkında katılan …’a yönelik birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı yargılamada sanıklar hakkında katılan …’a yönelik silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin sanıklar müdafisi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/06/2020 tarihli 2016/3325 Esas ve 2020/7052 sayılı kararı ile sanıkların eylemlerinde TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanma ihtimalinin tartışılması gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verildiği hususu gözetildiğinde, sanığa isnat olunan tehdit eylemlerinde, sanıklar hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanma şartlarının oluştuğu anlaşılmakta ise de; sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraza tabi olup, CMK’nın 231/8. maddesi gereğince beş yıl denetim süresinin olduğu, CMK’nın 231/10. maddesine göre denetim süresi içinde yeni bir suç işlemeyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği, aynı Kanunun 231/11. maddesine göre ise denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı, … Ceza Genel Kurulunun 17/01/2017 gün ve 2013/5-438; 2017/16 sayılı Kararında da işaret edildiği üzere, açıklanması geri bırakılan hükmün ileride açıklanarak hukuken varlık kazanması halinde, davaya konu eylemler arasında zincirleme suç hükümleri bakımından mahkemece değerlendirme yapılabileceği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar: … Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden,
Birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan sanıklar …, … ve …hakkında, … Ağır Ceza Mahkemesinin 02/12/2014 tarihli ve 2014/885 değişik iş sayılı kararı yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere … Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.