Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4266 E. 2021/4805 K. 15.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4266
KARAR NO : 2021/4805
KARAR TARİHİ : 15.09.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 25.05.2018 tarih ve 2018/İHK-3404 sayılı itirazın reddine dair kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
– K A R A R –
Davacılar vekili, 07.05.2013 tarihli kaza nedeniyle müvekkillerinin desteği Haci Koç’un vefat ettiğini, müvekillerinin destekten yoksun kaldıklarını, müteveffanın ölümüne sebebiyet veren traktörün kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığından davalı …’na başvuru zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar …, …, … adına 1.000’er TL, … adına 2.500 TL olmak olmak üzere toplam 5.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen itiraz başvurusunun reddine ilişkin karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 2. maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir.
Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.
Somut olayda; zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan traktörün tarla içinde devrilmesi sonucu davacıların desteği altında kalarak vefat etmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, bir alanda da meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir.
Bu nedenle meydana gelen zarar teminat kapsamındadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, zararın teminat kapsamında olduğu kabul edilerek toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 15/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.